30 Ağustos 2008 Cumartesi

İstediğiniz zaman emekli olabilirsiniz

Soru: 20 Eylül 1953 doğumluyum. SSK girişim 1980. 1543 gün SSK'ya prim ödedim. 1986'da Bağ-Kur'a kaydımı yaptırdım. Esnaf odasına da tescilim yapılmıştı. 22 yıldır vergi mükellefiyim. 1986-1991 arasında esnaf odasından kaydım silindiği için emekli olamayacağım söylendi. Emeklilik tarihim nedir?

Bu soru Fethi Yüksel tarafından sorulmuştur.

Cevap: 14 Şubat 1985 tarih ve 3165 sayılı yasa ile, 1479 sayılı yasanın 24'üncü maddesinde yapılan değişlik sonucu 22 Mart 1985'ten itibaren, gerçek ve götürü usulde Gelir Vergisi mükellefi olanlar, Esnaf ve Sanatkar siciline kayıtlı bulunanlar ve kanunla kurulu mesleki, kuruluşlarına kayıtlı olanlar zorunlu Bağ-Kur'lu sayılmıştır. 1986-1991 arasında vergi mükellefi olduğunuzdan Bağ-Kur'lusunuz. 1986-1991 arasında vergiden muaf esnaf olsanız veya vergi mükellefi olmasaydınız, bu dönemde Bağ-Kur'lu olabilmeniz için, esnaf ve sanatkâr siciline veya kanunla kurlu meslek odasına kayıtlı olmanız gerekecekti.

1986'daki Bağ-Kur başlangıç tarihinizi bildirmemişsiniz. Ancak. Bağ-Kur'unuz 1986 sonunda başlasa bile, emekli olmak için, 25 tam yıl prim ödeme ve 47 yaş şartlarına tabisiniz. SSK prim ödemenizle birlikte 25 tam yıl prim ödeme şartını yerine getirip, 47 yaşınızı da doldurduğunuzdan istediğiniz zaman emekli olabilirsiniz.

Hem SGK'ya hem de çalıştığınız kuruma itiraz edeceksiniz

Soru: Ödenmekte olan KEY miktarı SSK numaramla sorgulandığında 584.40 YTL olarak sistemde görülüyor. Ancak, TC kimlik numaram bildirilmediği gerekçesiyle, Ziraat Bankası KEY'imi ödemiyor. KEY kesintisinin yapıldığı, çalışmış olduğum şirket kapandı. İtirazımı SGK'ya mı, PTT'ye mi yoksa Anadolu Yakası 150'nci Yıl Müdürlüğünde memur olarak çalıştığım yere mi yapmam lazım?

Bu soru İstanbul’da oturan Yaşar Coşkunlu tarafından sorulmuştur.

Cevap: Konut Edindirme Yardımı {KEY) yapılan 1 Ocak 1987-31 Aralık 1995 arasında hem SSK'lı hem de memur olarak çalıştığınız anlaşılıyor. Sigortalı çalışmanız için KEY itirazınızı çalıştığınız şirketin bulunduğu yerdeki 'Sosyal Güvenlik Kurumu İl/Merkez Müdürlüğüne, memur olarak çalıştığınız dönem için itirazınızı, çalıştığınız kamu kurumuna yani PTT Müdürlüğüne yapmanız gerekiyor. Dilekçede TC kimlik, sigorta sicil ve emekli sicil numaralarınıza mutlaka yer verin.

Yedek subaylara da KEY ödendi

Soru: 27 Haziran 1966 doğumluyum. SSK girişim 22 Haziran 1984. Aralıklı olarak değişik iş yerlerinde çalıştım. Askerliğimi yedek subay olarak yaptım. Bir yıl (4 ay öğrenci, 8 ay hizmet toplam 240 gün) prim sayım 5600 gün. Çalıştığım iş yeri şu an beni asgari ücrette gösteriyor. Prim ödemem, emeklilik için aranan 5225 günü aşıyor. Fazla prim ödemem emekli maaşıma etki eder mi? Askerlik döneminde benden kesilen KEY ödemesini nasıl alabilirim? Elimde Emekli Sandığı numarası bulunmuyor.

Bu soru Nevzat Ak tarafından sorulmuştur.

Cevap: 23 Mayıs 2002 itibarıyla 17 yıldan fazla, 18.5 yıldan az süre sigortalı olanlar, emekli olmak için 25 yıl sigortalılık süresi, 5225 gün prim ödeme ve 48 yaş şartlarına tabi bulunuyor. Prim ödemeniz yeterli olduğundan, bundan sonra prim ödemeseniz de 48 yaşınızı dolduracağınız 27 Haziran 2014'te emekli olabilirsiniz. Ancak, tek başına emekli aylığı oranını belirlemez. Emekli aylığını, SSK'ya bildirilen ve üstünden prim hesaplanan kazanç tutan ile prim ödeme gün sayısı belirliyor. Prim ödeme gün sayısı emekli aylığı bağlama oranını belirler. Ancak, ne kadar fazla prim ödenirse, aylık bağlama oranı o derece yüksek olacağından, fazla prim ödeme emekli aylığı tutarına olumlu yansır.

Askerliğinizi 31 Aralık 1995'ten önce yapmış olduğunuzdan, 8 aylık yedek subaylık döneminiz için adınıza KEY yatırılmıştır. Ayrıca 1984-1995 arasında 10 ve daha fazla çalışanı olan iş yerlerinde çalışmışsanız, bu iş yerleri de adınıza KEY yatırmıştır. TC kimlik numaranızla adınıza KEY yatırılıp yatırılmadığını internetten sorgulayın, en yakınınızdaki Ziraat Bankası şubesinden araştırın. Yatmamışsa, askerlik dönemi için askerlik yaptığınız birliğe, sigortalı çalışma döneminiz için de çalıştığınız iş yerlerinin bulunduğu yerdeki 'Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüğüne itirazda bulunun.

27 Ağustos 2008 Çarşamba

100 YTL'lik iş yeri kirası da bankaya yatacak

Soru: Bina ruhsatında iş yeri olarak gözüken fakat kiracımın depo olarak kullandığı bir adet iş yerinden kira geliri olarak 100 YTL alıyorum. Bir de aylık 300 YTL kira geliri olan daire sahibiyim. Yeni kanun gereğince 500 YTL'yi aşan kira gelirleri 1 Kasım'dan itibaren bankaya yatacaksa, iş yeri kiramız (depo) bankaya mı yatacak yoksa elden alabilir miyiz?

Bu soru Mehmet Emin Karapınar tarafından sorulmuştur.

Cevap: Depo da iş yeridir. Dolayısıyla kirası da iş yeri kira geliri olarak vergilendirilir. Maliye Bakanlığı'nın yasadan aldığı yetkiyi kullanarak, 1 Kasım 2008'den itibaren, aylık 500 YTL'yi aşan konut kiralan ile tutara bağlı olmaksızın iş yeri kiralarına banka kanalıyla ödeme zorunluluğu getirdi. İş yeri kiralarının, tutan ne olursa olsun 1 Kasım 2008'den itibaren banka kanalıyla ödenmesi gerekiyor. Kiracınız aylık 100 YTL olan depo kirasını bankaya yatırmak zorunda.

SSK evli kız çocuğuna yetim aylığı ödemez

Soru: 8 Nisan 1971 doğumluyum. Evliyim. Babam 2000, annem 2003'te vefat etti. İkisi de SSK'dan emekliydi. Boşanma olmadan da annem ve babam üzerinden maaş alabilir miyim?

Bu soru Mahmut Akarsu tarafından sorulmuştur.

Cevap: SSK, bekar, evlenmiş olsa da boşanan veya dul kalan, Sosyal Güvenlik Kurumları'na tabi olarak çalışmayan ve bu kurumlardan kendi çalışmalarından dolayı gelir ve aylık almayan kız çocuklarına anne ve babalarından dolayı yetim aylığı bağlar. Evli olan kız çocuklarına yetim aylığı bağlamaz. Evli olduğunuzdan dolayı SSK'dan yetim aylığı alamazsınız

24 Ağustos 2008 Pazar

49 yaşını doldurunca emekli olabilirsiniz

Soru: 18 Aralık 1968 doğumluyum. SSK girişim Eylül 1986. Ödenmiş 6700 prim günüm var. 13 Ağustos 2008'de işten ayrıldım. Ne zaman emekli olurum? Ne kadar maaş alırım?

Bu soru Kemal Sökmen tarafından sorulmuştur.

Cevap: 23 Mayıs 2002 itibarıyla sizin gibi, 15.5 yıldan fazla 17 yıldan az süredir sigortalı olanlar emekli olmak için, 25 yıl sigortalılık süresi, 5300 gün prim ödeme ve 48 yaş şartlarına tabi bulunuyor. Prim ödemeniz yeterli olduğundan bundan sonra prim ödemeseniz de, 49 yaşınızı dolduracağınız 18 Aralık 2017 de emekli olabilirsiniz. Emekli aylığınızı hesaplamak için, hem SSK'ya bildirdiğiniz aylık kazanç tutarlarının hem de 2017 yılına kadar oluşacak güncelleme katsayılarının bilinmesi gerekiyor.

Emekli olacağınız zaman SSK ile Bağ-Kur sigortanız birleşir

Soru: Ticaret meslek lisesi mezunuyum. 1998'de staj nedeni ile SSK başlangıcım oldu. Daha sonra bir özel şirkette 17 ay sigortalı olarak çalıştıktan sonra askerliğimi yaptım ve geldim. Eylül 2006'da bir şirkette çalışmaya başladım ve ortak olduğum için Bağ-Kur'lu oldum. Eğer Bağ-Kur'lu olarak emekli olmaya hak kazanırsam, daha önceki SSK'lı olduğum günler silinecek mi, yoksa Bağ-Kur prim günüme mi eklenecek? Bir de yakın bir zamanda Bağ-Kur'um iptal olacak ve tekrar SSK'ya geçiş yapacağım. Benim bu değişikliklerden ötürü, primimin silinmesi ya da buna benzer bir kaybım olur mu? Bağ-Kur'lu olarak emekli olmak mı daha avantajlı olur, SSK'lı olarak emekli olmak mı?

Bu soru Faruk Bozyel tarafından sorulmuştur.

Cevap: Bağ-Kur'dan emekli olmaya hak kazandığınızda, SSK'ya prim ödenen günlerinizin silinmesi gibi bir durum olamaz. SSK'lı günlerinizle Bağ-Kur'lu günlerinizi birleştirmek suretiyle emekli olacaksınız. Yani SSK'daki primi ödenmiş günleriniz, Bağ-Kur günlerinize eklenecek. Bağ-Kur'unuzu kapatıp, SSK'ya geçmeniz halinde de herhangi bir prim gününüz silinmeyecek. SSK'ya 1260 gün (3.5 yıl) prim ödediğinizde SSK'dan emekli olma hakkı elde edeceksiniz. SSK'dan emekli olmanız avantajlıdır.

Babanız Bulgaristan'daki askerliğini borçlansın

Soru: Babam 16 Şubat 1947 doğumlu. Bulgaristan göçmeniyiz. Türkiye'ye 1998'de geldi. 1 Eylül 1999'dan beri sigortalı olarak çalışıyor. Babam ne zaman ve nasıl emekli olabilir? Askerlik için ödeme yapılırsa, bir yardım olabilir mi?

Bu soru Kemal Karakurt tarafından sorulmuştur.

Cevap: Babanız en erken kısmi yaşlılık aylığı ile emekli olabilir. Kısmi yaşlılık aylığı ile emekli olabilmesi için de, 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün prim ödeme ve 60 yaş şartlarına tabi bulunuyor. Babanız ara vermeden prim ödemişse 1 Eylül 2008 itibarıyla 3600 gün prim ödemesini tamamlayacağından, 15 yıllık sigortalılık süresini dolduracağı 1 Eylül 2014'te emekli olur. Babanız askerlik süresini borçlanırsa, askerlik süresi kadar erken emekli olur. Örneğin, 2 yıl askerlik yapmışsa 1 Eylül 2012'de emekli olabilir.

KEY'e yapılan itirazdan sonuç çıkmadığında ne yapılacağı belirsiz

Soru: Emekli astsubayım. KEY listesinde TC kimlik numaram var. Ama Emekli Sandığı sicil numaramda 50 YTL alacağım görünüyor. Hâlbuki en az beş yıllık alacağım olması gerekirdi. Hem Hava Kuvvetleri Komutanlığı Personel Dairesine hem de Emekli Sandığı'na dilekçeyle itiraz ettim. Gelişmelerden nasıl haberim olacak? Cevap verecekler mi? Üç ay sonra yayımlanacak listeyi mi bekleyeceğim? Yine hata olursa bu sefer ne yapmalıyım?
Cevap: Sorunuzdan KEY hesaplamanızda yanlışlık olduğu anlaşılıyor. KEY ödenen dönemde memuriyet yapıyorsanız, itirazınızı çalıştığınız kamu kurumuna (askeri birliğe), emekliyseniz (Emekli Sandığına) yapmanız gerekiyor. İtirazınızın 2 ay içinde sonuçlandırılması yasa hükmü. İtirazınız en geç 2 ay içinde sonuçlandırılacak ve sonuç tasfiye halindeki Emlak Bankası'na bildirilecek. Emlak Bankası gerekli kontrol ve mutabakat yaparak hak sahiplerinin listesini oluşturacak ve bu listeleri Emlak Gayrimenkul Yatıran Ortaklığı A.Ş.'ye (EGYO) gönderecek. EGYO da yeni listeleri hak sahiplerine ödeme yapılması için Ziraat Bankası'na bildirdikten sonra, hak sahipleri KEY ödemelerini almaya başlayacaklar. Normal itiraz süreci bu şekilde işleyecek. Başka türlüsü de zaten mümkün değil. Çünkü yanlış formatta bildirildiğinden kurumlarına iade edilen 3 milyonun üstünde hak sahibi var. 1 milyon 300 bin TC kimlik numarası bildirilmeyen var. İtiraz edenlerle birlikte sayı 5 milyona ulaşıyor. 5 milyon kişiye ilişkin yanlışlığın tek tek sonuçlandırmasının altından kalkmak mümkün değil. İtirazlar topluca sonuçlandırılarak, ikinci bir ödeme listesi oluşturulur. Genel bir duyuru ile hak sahiplerine KEY ödemeleri başlatılır.
İtiraz ettiğiniz kurumun itirazınızın sonucundan ayrıca sizi bilgilendirmesi gerekir. İtiraz sonucu oluşacak yeni listede adı olmayanların ya da KEY ödemeleri eksik olanların ne yapacağı yasada belirlenmemiş. İşin can alıcı noktası da buradadır. Hak sahibi olduğu halde adına KEY ödemesi çıkmayınca yasanın belirlediği şekilde itirazı yapan ve itiraz sonucunda da hakkını alamayanların durumu ne olacaktır? Bize göre itirazından sonuç alamayanlar için hakkını mahkemede aramaktan başka yol kalmıyor.

16 Ağustos 2008 Cumartesi

SSK ve Bağ-Kur emekli aylıkları haczedilemez

Soru: Emekli bir kişiyim. Banka benim maaşıma haciz koydu. Emeklinin maaşına haciz konur mu? Bu konuda bizleri aydınlatırsanız çok memnun olurum.

Bu soru Raci Özdemir tarafından sorulmuştur.

Cevap: Hangi kurumdan emekli aylığı aldığınızı belirtmemişsiniz. Şayet SSK ve Bağ-Kur emekliyseniz, emekli aylığınıza haciz konamaz. Bulunduğunuz yerdeki İcra Mahkemesine haczedilemezlik şikâyetinde bulunduğunuzda haciz kaldırılır. Şayet emekli aylığınızı Emekli Sandığı'ndan alıyorsanız aylığınıza haciz konabilir. Ancak aylığınızın 1/4'ünü haczedebilirler. Ancak aylığınızın 1/4'ünü haczederek kalanını geçiminiz için bırakırlar. Aylığınızda 1/4'den fazla kesinti yapılmışsa, geçinemediğiniz iddiası ile 1/4'ünün kesilmesi için itirazda bulunun.

SSK'dan 2014, Bağ-Kur'dan 2017'de emekli olursunuz

Soru: 14 Temmuz 1964 doğumluyum. SSK'ya giriş tarihim 11 Mayıs 1988. Toplam 5556 gün prim ödeme gün sayım var. 31 Ağustos 2006 tarihinde SSK'dan ayrılarak Bağ-Kur’lu oldum. Halen Bağ-Kur 14'üncü basamaktan prim ödemekteyim.

SSK'dan emekli olmanın daha avantajlı olduğunu biliyorum. Size sorularım şunlar: SSK'dan emekli olmam için hangi tarihte Bağ-Kur'dan ayrılıp SSK'ya kayıt olmalıyım? SSK'dan bu şartlarda hangi tarihte emekli olabilirim?

Ayrılmazsam, Bağ-Kur'dan ne zaman emekli olabilirim? 1984-1986 yıllan arasında askerlik yaptım. Askerlik borçlanması yaparsam SSK'dan ne zaman emekli olabilirim? Bağ-Kur'a askerlik borçlanması yaparsam emeklilik tarihimi öne çeker mi? Ne zaman emekli olurum?

Bu soru Erkan Duman tarafından sorulmuştur.

Cevap: SSK'dan emekli olmak için, 25 yıl sigortalılık süresi, 5375 gün prim ödeme ve 50 yaş şartlarına tabisiniz. Prim ödemeniz yeterli olduğundan, bundan sonra prim ödemeseniz de, 50 yaşınızı dolduracağınız, 14 Temmuz 2014'de SSK'dan emekli olabilirsiniz. Prim ödemeye devam etmek istiyorsanız Bağ-Kur'a 20 aydan fazla prim ödemeyin. Aksi takdirde Bağ-Kur şartlarına tabi olarak emekli olmak zorunda kalabilirsiniz.

Bağ-Kur'da emekli olmak için, 25 tam yıl prim ödeme ve 50 yaş şartına tabisiniz. 7 yıl 8 ay daha prim ödeyerek prim ödemenizi 15 tam yıla çıkartacağınız Nisan 2017'de Bağ-Kur'dan emekli olabilirsiniz.

Askerlik sürenizi borçlanırsanız SSK'da 25 yıl sigortalılık süresi, 5300 güm prim ödeme ve 49 yaş şartlarına tabi olarak, 49 yaşınızı dolduracağınız 14 Temmuz 2013'de emekli olabilirsiniz. Askerlik sürenizi borçlanmanız halinde, Bağ-Kur'dan askerlik süreniz kadar erken emekli olabilirsiniz.

50 yaşınızı dolduracağınız tarihte emeklisiniz

Soru: Bağ-Kur başlangıç tarihim 11 Eylül 1989. Toplam Bağ-Kur prim günü 1020 gün. 1991 SSK girişim var ve 1982-1984 arasında 20 aylık askerlik borçlanması ödenmiştir. Toplamda bizim hesaplarımıza göre 5805 gün prim günümüz vardır. Emekli olma zamanımızı detaylarıyla bildirebilir misiniz?

Bu soru Can Başoğlu tarafından sorulmuştur.

Cevap: Askerlik borçlanması sigorta başlangıç tarihinizi 20 ay geri götürerek SSK'dan emekli olmak için 25 yıl sigortalılık süresi, 5375 gün prim ödeme ve 50 yaş şartlarına tabi olmanızı sağlıyor. Prim ödemeniz yeterli olduğundan, bundan sonra prim ödemeseniz de 25 yıllık sigortalılık sürenizi dolduracağınız 11 Ocak 2013 tarihinde 50 yaşınızı dolduruyorsanız emekli olabilirsiniz. Doldurmuyorsanız 50 yaşınızı dolduracağınız tarihte emekli olabilirsiniz.

47 yaşınızı bekleyeceksiniz

Soru: 15 Haziran 1963 doğumluyum. 1 Ağustos 1980'de sigortalı oldum. 30 Eylül 1983 tarihine kadar 1042 gün sigortam ödendi. 1984-1986 arasında 18 ay askerliğimi yaptım. 1 Ocak 1988 tarihinde Bağ-Kur'a kayıt oldum. Bu tarihe kadar aralıksız Bağ-Kur'umu ödedim. Askerlik borçlanmamı yaparsam ne zaman, yapmazsam ne zaman emekli olurum?

Cevap: Askerlik borçlanmanızı yaparsanız Bağ-Kur'dan emekli olmak için, 25 tam yıl prim ödeme ve 47 yaş şartlarına tabi olursunuz. Prim ödemenizi 25 tam yıla çıkartmanız şartıyla 47 yaşınızı dolduracağınız 16 Haziran 2010'da emekli olabilirsiniz.

1 Ekim'den sonra ödenen primleri faiziyle birlikte geri alabilirsiniz

Soru: 1935 doğumlu babam ihsan Güven 2007'de vefat etti. Bağ-Kur başlangıç tarihi 1 Mart 1999 olup, Bağ-Kur'u 21 Mart 2001 tarihinde terk etmiştir. Bağ-Kur'a askerlik borçlanması hariç 2 yıl 6 ay 20 gün prim ödemesi vardır. Askerlik borçlanması 24 aydır. 1934 doğumlu anneme Bağ-Kur'dan emekli maaşı bağlanır mı?

Bu soru Güldal Güven tarafından sorulmuştur.

Cevap: Bağ-Kur sigortalısının hak sahiplerine dul ve yetim aylığı bağlanabilmesi için en az 5 tam yıl, 1800 gün prim ödemesi gerekmektedir Babanızın askerlik borçlanmasıyla birlikte toplam prim ödeme süresi 4 yıl 6 ay 20 gündür. Bu gün sayısıyla maalesef annenize dul aylığı bağlanmaz. Ancak, babanızın prim ödemelerini 'toptan iade' adı altında geri alabilirsiniz. Ancak iadenizi 1 Ekim 2008'den sonra talep edin. Çünkü. 1 Ekim'de yeni yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte prim iadeleri, güncelleme katsayına göre ödeme tarihine kadar güncellenecek ve güncellenen tutar ödenecektir. Bu, Kurumun 1 Ekim'den sonra prim İadelerini faiziyle birlikte ödeyeceği anlamına geliyor. Oysa bugün primleri faizsiz olarak geri alabilirsiniz.

47 yaşınızı bekleyeceksiniz

Soru: 15 Haziran 1963 doğumluyum.1 Ağustos 1980’de sigortalı oldum. 30 Eylül 1983 tarihine kadar 1042 gün sigortam ödendi. 1984-1986 arasında 18 ay askerliğimi yaptım. 1 Ocak 1988 tarihinde ağ-Kur’a kayıt oldum. Bu tarihe kadar aralıksız Bağ-Kur’umu ödedim. Askerlik borçlanmamı yaparsam ne zaman, yapmazsam ne zaman emekli olurum?

Cevap: Askerlik borçlanmanızı yaparsanız Bağ-Kur’dan emekli olmak için 25 tam yıl prim ödeme ve 47 yaş şartlarına tabi olursunuz. Prim ödemenizi 25 tam yıla çıkartmanız şartıyla 47 yaşınızı dolduracağınız 16 haziran 2010’da emekli olabilirsiniz

10 Ağustos 2008 Pazar

Kadına KEY haksızlığı

Uygulamasına 21 yıl 6 ay 27 gün önce başlanan ve 12 yıl 6 ay 27 gün önce durdurulan KEY ödemeleri, bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş şekilde ses getirdi. KEY ödemeleri tam bir hayal kınklığıyla başladı. İnanılmayacak derecede karmaşa, yanlışlık ve sıkıntı daha ilk günden ortaya çıktı. KEY ödemelerindeki yanlışlık, eksiklik ve kanşıklıklan gören en sade vatandaş bile, kamuda yürütülen işler hakkında güven buhranına girdi. Pek çok haksız, yanlış işlemden milyonlarca insan mağdur oldu. Bu noktada kadınlara çok büyük haksızlık yapıldı. Yapılan bu haksızlığa geçmeden önce KEY'in ne olduğuna göz atmakta yarar var.

KEY nedir? Ne değildir?

1986'da iktidar olan siyasi otorite, herkesi konut sahibi yapma iddiası ile ortaya çıktı. Memur, işçi, memur emeklisi, işçi emeklilerine 180 ay (15 yıl) Konut Edindirme Yardımı yapılacağı açıklandı. Hazırlanan yasa tasansı TBMM'nin 11 Kasım 1986 tarihli oturumunda kabul edilerek yasalaştı. 22 Kasım 1987 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 3320 sayılı 'Konut Edindirme Kanunu' ile 1 Ocak 1987'den itibaren uygulamaya kondu. Her ne kadar 180 ay yapılacağı yasa ile belirlenmişse de, maalesef Konut Edindirme Yardımı 108 ayla (9 yıl) sınırlı kaldı.
Konut Edindirme Yardımı yapılanlar:
•Devlet Memurlan Kanunu'na tabi olan memurlar,
•Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi olan askeri personel (subay, astsubay),
•Yüksek Öğretim Personel Kanunu'na tabi memur ve öğretim üyeleri,
•Hakimler ve Savcılar Kanununa tabi yargı mensuplan,
•Kanunla veya kanunlann verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kuruluşlarında çalışanlar,
•T.C Emekli Sandığından emekli, adi malullük ve vazife malullüğü aylığı almakta olanlar,
•10 veya 10'dan fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde çalışan işçiler,
•Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan emekli ve malul aylığı alanlar (işçi emeklileri),
•Özel vakıf emekli sandıklanna tabi olarak çalışanlar (banka, sigorta, borsa gibi özel emekli sandıklanna tabi olanlar)
•991 sayılı kanunla SSK'ya devredilen sandıklardan mevzuatlarına göre yaşlılık ve malullük aylığı bağlanmış olanlar,

Konut Edindirme Yardımı yapılmayanlar:

•Konutu olan emekliler,
•Hizmet tahsisli konutlar hariç, lojmanda oturan memurlara ve işverence konut tahsis edilen işçiler (lojmanda veya konutta oturduklan sürece),
•Yurt dışı kadrolanna sürekli görevle atananlar (bu görevde bulunduktan sürece),
•Sözleşmeli personel (isteğiyle KEY tutarını kendi ödeyenler hariç),
•10'dan az çalışanı olan iş yerlerinde çalışanlar (10'dan az çalışanı olmasına karşın işverenin kendi isteğiyle ödedikleri hariç)
•'KEY ödemelerinin tutarı
•Eski para birimimize göre 3.500 lira ile başlayan KEY ödemeleri, Bakanlar Kurulunca uygulamanın başlangıcından itibaren tabloda görüldüğü gibi, her 6 ayda artırılmasına karşın, son 60 ayda (5 yıl) hiç artış yapmadan 80 bin lira ile tamamlandı. 108 ayda yapılan toplam yardım tutan 6.16 YTL.
•KEY ödemelerinin başlamasıyla kadınlara ciddi haksızlık yapıldığı da ortaya çıkmaya başladı. Bu haksızlıklan şu başlıklar altında özetleyebiliriz:

Evli kadına KEY ödenmedi

KEY ödemelerinin yapıldığı 1987-1995 arasında yürürlükte olan eski Medeni Kanunumuza göre aile reisi erkekti. KEY ödemesi başladığı 1 Ocak 1987'de evli olan eşlerin her ikisi de KEY ödemesine müstahaksa, 3320 sayılı yasanın l'nci maddesine göre, KEY sadece aile reisi olan eşe, yani erkeğe yapıldı. Diğer eşe yani, kadına Konut Edindirme Yardımı yapılmadı. Bundan dolayı bugün evli kadın KEY alamıyor. Bugünkü Medeni Kanunumuza göre erkek aile reisi değil ve evlilikte mal birliği esası caridir. Evlilik döneminde kazanılmış mallara kadın ve erkek eşit oranda ortaktır. Bu açıdan erkek aldığı KEY'in yansını eşine vermeli. Yoksa evli kadına bu yönüyle haksızlık olur.

KEY sürecinde evlenen kadınlar

1987 ile 1995 yıllan arasında KEY yardımı alan bir kadın ve erkeğin evlenmesi durumunda, aile reisi olan eşe yani, erkeğe yardıma devam olundu. Evlendiği tarihten itibaren kadına yapılan KEY durduruldu. Her iki eş adına yapılan yardım birleştirildi. Bu, kadının hesabında biriken KEY ödemeleri aile reisi olan kocanın hesabına aktanldığı anlamına geliyor. Evlendikten sonra zaten KEY ödenmediğinden, evlenene kadar hesabında biriken KEY de kocasının hesabına devredildiğinden, bugün kadın evlenmeden önceki KEY'lerini dahi alamıyor. Evlilik birliği devam ediyorsa, kocanın aldığı KEY'den eşine pay vermesi hem bugünkü Medeni Kanun'un hem de adalet duygularına uygun olacaktır.

Boşanan kadınlar KEY mağduru

İster KEY başladığında evli olsun, isterse KEY uygulandığı yıllarda evlensin, evli olması nedeniyle, kadına yardım yapılmadı. Evli kadına hak sahibi olsa da KEY verilmedi. 1987 ile 1995 arasında evli olduğundan dolayı KEY ödemesi yapılmayan veya evlendiğinde hesabındaki KEY'ler aile reisi olarak eşinin hesabı ile birleştirilen kadının, 1995'ten bugüne kadar boşanmış olması durumunda, Bugün KEY ödemesi eşine yani, eski kocasına yapılacak. Boşanan kadına KEY ödemesi yapılmayacaktır. Uygulama daha ilginç sonuçlara da yol açıyor. KEY, kocasının hesabına nakledilen kadının boşanmasından sonra eski eşi tekrar evlenmiş ve daha sonra ölmüşse, boşanan kadının KEY'lerini, belki de ölen eski eşinin yeni karısı alacak.

Haksızlığı giderecek girişim boşa çıktı

İzmir Milletvekili Dr. Canan Arıtman TBMM'ye bir önerge vererek KEY'in hak sahiplerine iadesinde, evlilik birlikteliğinde eşlere eşit olarak, boşanma halinde de boşanma tarihleri göz önünde bulundurularak, evlilik birlikteliğinin devam ettiği süre değerlendirilip, orantı kurularak eşlere iade edilmesini istedi. Önerge, iktidar partisi milletvekillerince reddedilerek boşanan kadınlara, KEY haksızlığı reva görüldü. Ancak, madalyonun bir başka yüzü de ortaya yeni yeni çıkıyor. Boşanan kadın KEY alamıyor. Ancak, gerçekten KEY'lerini eski eşi alabiliyor mu?

Vatandaş KEY’de umduğunu bulamadı

Konut Edindirme Yardımı (KEY) ödemeleri hayal kırıklığı ile de olsa başladı. Birçok kişi 3 YTL, 5 YTL gibi KEY ödemesi almanın şokunu yaşadı. Binde bir de olsa 1000 YTL'nin üstünde KEY ödemesi alanların sayıları, yok denecek kadar azdı. Kimin haklı, kimin haksız olduğunu anlamak için KEY'in ne olup olmadığına göz atmakta yarar var.

KEY yardımı kimlere yapıldı?

Konut Edindirme Yardımı (KEY), 'Memurlar ve İşçiler ile Bunlann Emeklilerine Konut Edindirme Yardımı Yapılması Hakkında j Kanun'nun uygulamaya konulup, 1 Ocak 1987'den itibaren başladı.

  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu,
  • 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu,
  • 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu,
  • 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre maaş almakta olan devlet memurlan ile,
  • Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kuruluşlarında çalışanlar,
  • TC. Emekli Sandığından emekli, adi malullük ve vazife malullüğü aylığı almakta olanlar,
  • 10 veya lO'dan fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde çalışan işçiler,
  • 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumundan emekli ve malul aylığı alanlar.
  • 506 sayılı yasanın geçici 20'nci maddesine tabi olarak çalışanlar,
  • 23/1/1968 tarihli ve 991 sayılı Kanun ile SSK'ya devredilen sandıklardan mevzuatlanna göre yaşlılık ve malullük aylığı bağlanmış olanlan, konut sahibi yapma amacı ile, KEY yardımı yapılmaya başlandı. Başlangıçta 180 ay (15 yıl) yapılması öngörülen KEY ödemeleri, 108 ay (9 yıl) yapılarak 31 Aralık 1995'te sonlandmldı. KEY yardımı yapılmayanlar. Adlanna KEY yatınlmayan kişiler:
  • Konutu olan emekliler,
  • Hizmet tahsisli konutlar dışında, her ne şekilde olursa olsun, kurum ve işverenler tarafından tahsis ve temin edilmiş konutlarda oturanlar, bu konutlarda oturduktan sürece,
  • Kurumlann yurt dışı kadrolarına sürekli görevle atananlar,
    bu görevde bulunduklan sürece,
  • Sözleşmeli personel (talep edip KEY tutarını cebinden ödeyenler hariç),
  • 10'dan az çalışanı olan iş yerlerinde çalışanlar (lO'dan az çalışanı olmasına karşın işveren kendi isteği ile ödedikleri hariç)

Ne kadar KEY ödendi?


Eski para birimimize göre 3.500 lira ile başlayan KEY ödemeleri, her 6 ayda artırılmasına karşın, son 60 ayda (5 yıl) hiç artış yapmadan 80 bin lira ile tamamlandı.


Eşlerde KEY aile reisine


KEY ödemelerinin yapıldığı 1987-1995 arasında eski Medeni Kanun yürürlükte olduğundan, aile reisi erkekti. KEY sadece aile reisi olan eşe yapıldı. KEY'den yararlanırken evlenen kişilerde, aile reisi olan eşe yardıma devam olundu. Evlendiği tarihten itibaren kadına yapılan KEY durduruldu. Kadının hesabında biriken KEY ödemeleri aile reisi olan kocanın hesabına aktarıldı. Aile reisinin hak sahibi olmaktan çıkması halinde ise, takip eden ay başından itibaren kadına KEY ödemesi yapıldı.


KEY'de sistem nasıl işledi?


Memur ve memur emeklileri ile işçi ve işçi emeklilerine Konut Edindirme Yardımında sistem farklı şekillerde işledi:
Memurlarda ve memur emeklilerinde KEY işleyişi Kamu kurumlan, memurlar için yapacakları yardımı, üç nüshada 'Konut Edindirme Yardımı Tahakkuk Bildirimi' düzenlemek suretiyle aylık olarak tahakkuk ettirdiler.


İki nüsha saymanlığa gönderildi. Saymanlık ilk nüshayı sarf evrakına bağladı, ikinci nüshayı da sakladı. Tahakkuk ettirilen aylık KEY'ler Türkiye Emlak Kredi Bankasında 'Devlet Memurları ve Emeklileri Konut Edindirme Yardımı Hesabına yatırıldı. Makbuzlar da saklandı. Adına KEY yardımı yapılan memurun yardım süresi ve miktarına ilişkin bilgiler, kurumlannca tutuldu. Konutu bulunmayan memur emeklilerine KEY, Emekli Sandığınca yapıldı. Emekli Sandığı toplu olarak 'Devlet Memurları ve Emeklileri Konut Edindirme Yardımı Hesabına yatırdı. Miktar ve süresine ilişkin kayıtlar Emekli Sandığınca tutuldu. Ödenen KEY'ler bir yazı ile emekliye sosyal yardım
ödeyen kuruluştan (emekli olduğu kamu kurumundan) istenerek tahsil edildi.


İşçi ve işçi emeklilerinde KEY işleyişi


10 ve daha fazla sayıda işçi çalıştıran işverenler çalıştırdıklan işçiler için KEY ödemekle zorunlu tutuldular. İşverenler 'Konut Edindirme Yardım bildirimi' düzenleyip, en geç ertesi ayın sonuna kadar iki nüsha SSK'ya vererek, KEY tahakkuklannı yaptınp, ödemelerini de aynı süre içinde SSK'ya yaptılar. Düzenlenen Üçün nüsha işverence saklandı. SSK'ya yatırılan KEY'ler toplu olarak Türkiye Emlak Kredi Bankasındaki 'İşçilerve Emeklileri Konut Edindirme Yardımı Hesabına yatırıldı.


Kayıtlar SSK'ca tutuldu.

Konutu olmayan işçi emeklilerine Konut
Edindirme Yardımı SSK'ca yapıldı. SSK'dan emekli ve malul aylığı alanlara aylıklarının ödenmesi sırasında tahakkuk ettirilen KEY'ler, Türkiye Emlak Kredi Bankasındaki İşçiler ve Emeklileri Konut Edindirme Yardımı Hesabına yatırıldı. Ancak, emekli aylığını kestirmeden çalışan emeklilerin KEY'leri işverenince ödendi. Kayıtlar SSK'ca tutuldu. KEY'lerin toplamı Maliye Bakanlığı'na ve Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığına bildirildi. Yardımların toplamı aynı ay içinde Hazinece, SSK'ya ödendi.

Toplanan KEY'ler ne yapıldı?


Yatırılan KEY'ler, 1 Ocak 1987 ile 29 Aralık 1999 arasında Emlak Bankasınca 6'şar aylık vadeli hesaplara aktarıldı. Faizle nemalandırıldı. 26 Kasım 1999 tarihli ve 588 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 3320 sayılı Kanun yürürlükten kaldırıldı ve KEY hesabı karşılığı olarak, hesaptaki toplam KEY miktar değerinde Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketine ait gayrimenkuller, Emlak Konut Anonim Şirketi'ne ayni sermaye olarak devredilmesi suretiyle 29 Aralık 1999 itibarıyla hesap kapatıldı. Emlak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi’nin (EGYO) sermayesinin yüzde 60.96'sı hak sahipleri adına nemalandırıldı. Sonuç olarak bugün bu hissenin değeri yaklaşık 2,8 milyar YTL'ye ulaştı ve bu tutar da hak sahiplerine ödenmeye başladı.


Emekli olanlara da KEY ödenecek


1987-1995 yıllan arasında memur olarak veya 10 kişi ve daha fazla çalışanı olan özel sektör iş yerlerinde çalışmış olup, 1995'ten sonra emekli olanlar da KEY ödemesi alacaklar. Burada önemli olan, bugün emekli olan kişinin çalıştığı dönemde adına KEY ödemesi yapılmış olmasıdır. Adlarına KEY ödemesi yapılmış olan emeklinin KEY ödemesi almaması için hiçbir neden yok.


En yüksek ödeme 1391 YTL


Yaklaşık 8,5 milyon kişiye toplam 2,8 milyar YTL KEY ödemesi yapılacak. En yüksek ödeme tutan 1.391 YTL, En düşük KEY tutan da kuruşlarla ifade etmekte mümkün. 20. 25 kuruş KEY alacak bir sürü kişi var.


Boşanan kadına KEY haksızlığı


KEY, aile reisi adına yani, erkek adına yatırıldı. Evli kadına hak sahibi olsa da KEY ödemesi yapılmadı. 1987 ile 1995 ararında evli olduğundan dolayı KEY ödemesi eşi adına yatırılan bir kadının 1995'ten bugüne kadar boşanmış olması durumunda, KEY ödemesi eşine yapılacak, boşanan kadına KEY ödenmeyecektir. Bu uygulama ilginç ve haksız sonuçlar doğuruyor. Örneğin, hak sahibi olduğundan dolayı KEY alanlar evlendiklerinde, evlenme tarihi itibarıyla hesabındaki KEY'ler de erkeğin hesabına nakledildi. Daha sonra eşlerin boşandığını varsayarsak, kadın bugün KEY alamayacağından, evlendiği tarihten sonra evlilik nedeniyle KEY alamadığı gibi, hesabında biriken KEY'leri de eski kocasına kaptırmış olacaktır. KEY, kocasının hesabına nakledilen kadının boşanmasından sonra eski eşi tekrar evlenmiş ve daha sonra ölmüşse, boşanan kadının KEY'lerini, ölen eski eşinin yeni karısı alacak.

Kadına haksızlık önlenebilirdi

Konut Edindirme Yardımının, boşanan kadınlara yapılmayacak olmasının haksızlığına dayanamayan İzmir Milletvekili Dr. Canan Arıtman TBMM'ye bir önerge vererek KEY'in hak sahiplerine iadesinde, evlilik birlikteliğinde eşlere eşit olarak, boşanma halinde de boşanma tarihleri göz önünde bulundurularak, evlilik birlikteliğinin devam ettiği süre değerlendirilip, orantı kurularak eşlere iade edilmesini istedi. Önerge AKP'in oylarıyla reddedildi. Batman, AKP'li milletvekillerine 'Siz de bir kadından doğdunuz, bir kadınla evlisiniz ve belki de bir kız çocuğunuz var. Hiç onların haklarını korumak aklınıza gelmiyor mu? Bu ne biçim erkek egemen bakış açısıdır, bu ne biçim eşitliktir" diyerek tepki gösterdi. Ancak, tepkisi' sonucu değiştirmedi. Hâlbuki Arıtmanın önergesi olmasa da aynı doğrultuda bir düzenleme yapılmış olsaydı boşanan kadınlara yapılan haksizlik giderilmiş olurdu..

Sonuç olarak, boşanan kadına KEY'de haksızlık yapılmış oldu. Boşanan kadınlar KEY yardımı alamayacaklar.

Afta Süre genelgeye göre bitti yasaya göre ise devam ediyor

SSK-Bağ-Kur prim borçlarına ödeme kolaylığı getiren yasada başvuru süresi, kurum genelgesine göre, 28 Temmuz Pazartesi günü mesai saati sonunda sona erdi. Ancak yasaya göre başvuru süresi devam ediyor. Aftan yararlanmak için son gün 31 Temmuzdur.

Yasa ne diyor?

Kamuoyunda “prim affı” olarak tanımlanan, aslında prim affıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan ve prim borçlarının tahsiline bazı ödeme kolaylıkları getiren düzenlemeler, 26 Mayıs 2008 tarih ve 26887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı ve aynı tarihte yürürlüğe konan 5763 sayılı İş Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile birlikte yapıldı. 5763 sayılı yasanın 26 ve 27'nci maddeleriyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa eklenen Geçici 23 ve Geçici 24'üncü maddeler, ödeme kolaylığına ilişkin düzenlemeler içeriyor. 38'inci madde de yürürlük tarihini belirliyor.

Özetle ele alacak olursak Geçici 23'üncü madde ile 2006'da prim borçlarını yapılandırarak takside bağlatan, ancak taksitlerini süresi içinde ödeyemeyenlerle ilgili. 2006'da prim borçlarını takside bağlatıp taksitlerini öngörülen süre içinde ödemediğinden dolayı yapılandırması bozulanlara, ödemedikleri taksitleri, gecikme zammıyla birlikte 6 ay içinde ödemeleri halinde, 2006'da yapılan taksitlendirmenin tekrar hayata geçirilme hakkı veriliyor.

Geçici 23'üncü maddenin 1. fıkrasında başvuru süresi ile ilgili olarak, "...bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki ay içinde kuruma yazılı olarak başvurmaları halinde, bozulmuş olan yeniden yapılandırma anlaşmaları, 5458 sayılı kanuna göre yapılmış olan başvuru tarihi ve taksitlendirme süresi dikkate alınmak suretiyle ihya edilir..." hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki ay içinde başvuru yapılabilecektir.. Maddenin hangi tarihte yürürlüğe girdiğini tespit edip, takip eden iki ay belirlediğimizde başvuru süresi ortaya çıkacaktır.
5763 sayılı yasanın yürürlük tarihini belirleyen 38'inci maddesi: 'Bu Kanunun,
Çerçeve 2'nci maddesi ile değiştirilen 4857 sayılı Kanunun 30'uncu maddesinin altıncı fıkrası ile 20'nci maddesi 1.7.2008 tarihinde,
5'inci maddesi 1 Ocak 2009 tarihinde,
15'inci maddesi yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonunda,
ç) 24 ve 25'inci maddeleri 1 Ekim 2008 tarihinde,
Diğer maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.'
hükmü yer almaktadır. 5763 sayılı yasanın af düzenlemelerini içeren 26 ve 27'nci maddeleri için 38'inci maddede, özel bir yürürlük tarihi belirlenmediğinden (d) bendindeki hükmüne göre, yani 26 Mayıs 2008'de yürürlüğe girmektedir.

Geçici 23. maddenin 1 no’lu bendi de yasanın yürürlüğe girdiği tarihi (26 Mayıs 2008) takip eden iki ay içinde (Haziran ve Temmuz 2008 dönemleri) başvuru yapılacağına dair amir hükmü yer aldığına göre, af düzenlemelerinden yararlanmak için haziran ve temmuz aylarında başvuru imkânı vardır. Sonuç olarak, başvuru tarihinin son gün 31 Temmuz 2008 Perşembe günü mesai saati sonuna kadardır.
5763 sayılı yasanın 27'nci maddesiyle 5510 sayılı yasaya eklenen Geçici 24'üncü maddesi de, SSK ve Bağ-Kur'a prim borcu olanlara, ödeme kolaylığı getirmektedir. Ayrıca, 2006'da prim borcunu takside bağlatan ve taksitleri süresinde ödeyenlere de, 2006 yılı yapılandırmasını bozarak, yeni yasa şartlarına göre prim borcunu yeniden yapılandırma imkânı sunmaktadır. 24.maddenin l. fıkrasında başvuru tarihini belirleyen,
“...bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki ay içinde yazılı olarak başvurulması kaydıyla, bu maddede belirtilen şartlarla peşin veya yirmi dört aya kadar eşit taksitler halinde ödenir” maddesinde, başvuru suresi yasanın yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki ay olarak belirlenmiştir. 5763 sayılı yasanın 38'inci maddesinde 24'üncü maddesinin yürürlük tarihi 26 Mayıs 2008 olarak belirlendiğinden, 26 Mayıs 2008'i takip eden iki ay olan Haziran ve Temmuz 2008 aylarında af başvurusu yapılabilir. Ve aftan yararlanmada başvurunun son günü 31 Temmuz 2008 Perşembe günü mesai saati sonudur.
Genelge ne diyor?
5510 sayılı yasa, prim affına ilişkindir. Yasanın 23'üncü maddesinin (9)'uncu, 24'üncü maddesinin (12)'nci fıkrasında, 'Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslan belirlemeye Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilidir.' hükmü yer almaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu da bu yetkiye dayanarak, 3 Haziran 2006, 2008/50 sayı ve 'Sosyal güvenlik alacaklarının, yeniden yapılandırma anlaşmalarının ihyası/peşin veya taksitle ödenmesi' konulu genelgesi ile af yasasının uygulama usul ve esaslarını belirledi. Sosyal Güvenlik Kurumu Genelgesi maalesef, yasa kadar güzel ve başarılı değildi. Yasayla çelişen ve ters düşen hükümler yer almaktadır.
Yorum doğru mu?

Kurum genelgesinde aftan yararlanmada son gün 28 Temmuz olarak belirlenmiştir. Oysa, başvurunun yasanın yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki ay içinde yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. Kurum sanki yasada, "....kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki ay içinde..." ibaresini YASANIN YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ TARİHİ TAKİP EDEN GÜNDEN İTİBAREN İKİ AY İÇİNDE' şeklinde kabul etmiştir.

ysa yasadaki “yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki a”' ibaresine göre, hafta son gün 31 Temmuz 2008 Günü mesai saati sonu olarak ortaya çıkarken, kurumun yasada olmayan “yasanın yürürlüğe girdiği tarihi takip eden günden itibaren iki ay” ibaresinden afta son gün 26 Temmuz 2008 olarak ortaya çıkmakta, bu tarih de hafta tatiline rastladığından son gün 28 Temmuz 2008 olarak belirlenmektedir.

Sonuç olarak, kurumun yasanın önüne geçerek, genelge ile yasanın emrettiği başvuru süresini kendi yorumuna-göre değiştirmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Kanun koyucu, kurumun yorumladığı şekilde bir süre koymak istese, başvuru süresini ay değil gün olarak belirlerdi. Örneğin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 50 gün,
60 gün, 70 gün gibi.

Afta başvuru sürenin son günü çok açıktır. Ancak, yasada sürenin açık olmadığını varsaysak bile, yasada net ve açık bir hüküm olmadığı durumlar da, yasanın birey lehine uygulanması genel hukuk kuralıdır. Bu açıdan da başvuru tarihinin, 31 Temmuz 2008 Perşembe günü mesai saati sonu olarak tespit edilmesi, hem genel hukuk kurallarına hem de yasa uygulama tekniğine daha uygun olacaktır.

Mahkemeye gidilirse ne olur?

Yasadan aftan yararlanmada başvurunun son günü 31 Temmuz 2008 olduğu sonucu çıkmasına karşın, genelgede başvuru süresi 28 Temmuz 2008 olarak uygulanmıştır. Son yılların en güzel yasasından yararlanmak için insanlar günlerce kuyruğu girmesine rağmen, bazıları daireye bile girememiş, dolayısıyla yasadan yararlanamamıştır. Yasadan yararlanamayanlar 31 Temmuz 2008 mesai saati sonuna kadar yazılı olarak aftan yararlanmak için başvurup, başvuruların da reddedilmesi halinde İş Mahkemesi'ne dava açarsa ne olacaktır? Mahkemelerde binlerce yeni dava ortaya çıkacaktır. Benzer olaylara yargının bugüne kadar olan yaklaşımına baktığımız zaman, dava açanların davayı kazanacağının altını çizmek medyumluk olmaz.

Acilen ne yapılmalı?

Dünyanın hiçbir yerinde, kamuya para yatırana eziyet edilmez. Başka bir ifadeyle kamuya işkenceyle para yatırılmaz. Böyle bir para yatırmaya izin verilmez. Para ödeyenler, süre bitti diye geri çevrilmez. Kurum 2008/50 sayılı genelgesine iki satırlık ek bir genelge yayımlayarak, başvuru süresinin 31 Temmuz 2008 olduğunu açıklamalı ve yasadan yararlanamayanlara! hiç değilse 31 Temmuz 2008 Perşembe günü akşamına kadar yasadan yararlanmalarına olanak sağlamalıdır.

Esnafın sesine kulak verilmeli

Aftan yararlanma süresi 28 Temmuz 2008 olsa da, 31 Temmuz 2008 de olsa da yetersiz. Mutlak uzatılması gerekiyor. Prim borcunu ödemek isteyen kesim sürenin uzatılmasını istiyor. Ve yasanın zamanlamasında hata olduğunu söylüyor. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) başkanı Bendevi Palandöken yakın arkadaşım. Her gün sabahın erken saatlerinde yaklaşık 1,5 saate yakın birlikte yürüyüş ve sabah sporu yaparız.

Neşe dolu bir insandır. Esnafın, sanatkârın derdini kendisine dert edinmiş bir insandır. Uzun yıllardan beri bu işin içinde olmasının birikimi ile başkanı olduğu kesimin iyi ve kötü taraflarını bıkmadan usanmadan anlatır durur yürüyüş sırasında. Genelde pozitif ve olayların hep iyi tarafını görmeye çalışan moralini hep yüksek tutma özelliklerine sahip biridir. Ancak son günlerde moral bozukluğunu gizleyemiyor. Esnafın, sanatkârın siftah yapmadan dükkân kapattığını ve sıkıntılarının giderek arttığını ve kapanan iş yerlerini anlatıyor. Son günlerde konuştuğumuz konuların başında af yasası yer alıyor. Esnaf ve sanatkârın büyük bir bölümünün prim borcu olduğunu ve üyelerinin yasayı çok beğendiğini ve yasadan yararlanarak prim borçlarını ödemek istediklerini ancak, başvuru süresinin yetersiz olduğunu.1 sürenin mutlak uzatılması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, esnafın, sanatkârın eline eylül ve ekim aylarında para geçtiğini, çiftçi ve ziraatçının ürününü bu aylarda hasat ederek sattığı, turizmcinin bu aylarda para kazandığı Almanya'dan gelen işçiler, düğün mevsimi gibi nedenlerle olduğunu esnafın, sanatkarın eylül, ekim aylarında paralandığından afta sürenin hiç değilse ekim sonuna kadar uzatılması halinde, üyelerinin tamamının prim borcunu ödeyeceğini ifade ediyor.

Milyonlarca esnaf ve sanatkârın arzu ve isteğini dikkate almak ve süreyi uzatmak, prim borçlarının devlet kasasına girmesi anlamına geliyor. Aklın yolu bir, sürenin uzatılmasında kamu yararı var. Gerekiyorsa yasadan kademeli yararlanılması yönünde düzenleme yapılır. Örneğin, mevcut halinde yasadaki iki aylık başvuru süresi içinde peşin ödeme usulünü tercih edenlerin, gecikme zammı ve gecikme zammının yüzde 85'i siliniyor. Ağustosta başvuranın yüzde 82'si, eylülde başvuranın yüzde 80'i, ekimde başvuranın yüzde 77'si, kasımda başvuranın yüzde 73 u, aralık ayında başvuranın yüzde 70'i silinir. Geç başvuru yapan daha az avantaj sağlar. Bu mali gücü olanların gecikmeden borçlarını ödemesine yol açarken, mali durumu iyi olmayanların geç olsa da yasadan daha az avantajla yararlanmasına imkân sağlamış olur.

09 Ağustos 2008 Cumartesi

Komşum hem yetim hem dul aylığı alabilirmi?

Soru: Komşum ölen eşinden dolayı Emekli Sandığından maaş alıyor. Yeni yasaya göre, 1963'te ölen SSK'lı babası üzerinden de maaş alabilir mi?

Bu soru Fatma Ergün tarafından sorulmuştur.

Cevap: Komşunuz (dul kadın) sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak çalışmıyor, bu kuruluşlardan kendi çalışmasından dolayı gelir ve aylık almıyorsa, babası SSK emeklisiyken ölmüşse yetim aylığı bağlatabilir. Babası çalışırken ölmüşse, babasının 5 yıl sigortalılık süresi ve 900 gün prim ödemesi varsa yetim aylığı bağlatabilir.

Prim ödemenizi 25 yıla çıkarttığınızda emekli olabilirsiniz

Soru: 12 Kasım 1955 doğumluyum. 1977-1979 arasında SSK'lı olarak çalıştım SSK primim 689 gün. Askerlik borçlanmamı yapmadım. 1985 - 2002 arasında Bağ-Kur'lu olarak çalıştım. Bağ-Kur üyesi olarak 10 aydır prim ödemekteyim. Ne şekilde ve nasıl emekli olabilirim?

Bu soru Faruk Gündüz tarafından sorulmuştur.

Cevap: Çalışma sürelerinizi tarih yerine yıl olarak verdiğinizden emekli olacağınız tarihi yaklaşık olarak verebiliyoruz. Bağ-Kur'dan emekli olmak için 25 tam yıl prim ödeme ve 48 yaş şartına tabisiniz. Yaş sorununuz olmadığından, toplam prim ödemenizi 25 tam yıla (9000 gün) çıkartacağınız tarihte emekli olabilirsiniz.

Bağ—Kur’dan emekliliği haketmişsiniz

Soru: 25 Aralık 1959 doğumluyum. Sigorta başlangıcım 15 Ağustos 1978. 1992'ye kadar 3600 gün prim ödemem var. 5 Mayıs 1992'den 2005'e kadar Bağ-Kur'lu oldum ve 4700 günde Bağ-Kur'a prim ödedim. Yeni yapılandırmaya göre, Bağ-Kur primlerimi ödedim. 95 gün SSK'dan iş günüm var. Askerlik borçlanmamı ödemedim. Bağ-Kur'a prim ödeme günüm fazla olduğundan, 9000 iş gününe tabi olduğum söyleniyor. Bağ-Kur'lu iş günlerimi SSK'ya aktanp emekli olabilir miyim? Bu durumda emekli olamazsam emeklilik için ne yapmalıyım?

Cevap: Primi ödenmiş son yedi yılda fazla prim ödenen kurumdan emekli olunuyor. Son yedi yılda Bağ-Kur'a fazla prim ödemeniz olduğundan, bugün için SSK'dan emekli olamazsınız। Emekli olmak için Bağ-Kur'da 25 yıl (9000 gün)prim ödeme ve 46 yaş şartlarına tabisiniz 600 gün askerliğiniz varsa, verdiğiniz bilgilere göre, prim ödemeniz 8995 gün. SSK'ya 5 gün daha prim ödeyerek prim ödemenizi 9000 güne tamamlayıp, Bağ-Kur'dan emekli olabilirsiniz. Ancak, SSK'dan emekli olma gibi bir düşünceniz varsa, 1165 gün daha prim ödeyerek 95 gün olan prim Ödemenizi 1260 güne çıkartacağınız tarihte de SSK'dan emekli olabilirsiniz

8 Mayıs 2008’den önce yurt dışı borçlanması yapan bedeli istediği zaman emekli olabilir

Soru: Dayım 30 Nisanda 5300 gün yurt dışı çalışma süresini borçlandı. Ama hâlâ yatırmadı. Emekliliğine 2 yıl var. Emekliliği geldiğinde yine 3.5 ABD doları üzerinden mi yatıracak, yoksa yeni çıkacak yasalar onu da etkileyecek mi? Aldığı borçlanma kağıdının bir süresi var mı?

Cevap: Dayınız yurt dışı çalışma sürelerini 8 Mayıs 2008'den önce borçlandığı için, 8 Mayıs 2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 5754 sayılı yasa ile yapılan değişikliklere tabi olmayacak. Borçlanma bedelini günlüğü 3.5 ABD dolan üstünden ve istediği zaman ödeyebilecek. Değişiklikten önceki düzenlemede, borçlanma ABD dolan üstünden yapıldı ve ödemenin yapıldığı günkü kir dikkate alınmıyor. Ödeme süresinin de bir önemi bulunmuyor. Dayınız 30 Nisan 2008,de borçlanmakla akıllıca bir iş yapmış. Çünkü, borçlanmayı 8 Mayıs 2008 ve daha sonraki bir tarihte yapmış olsaydı, 30 Haziran 2008'e kadar günlüğü 6.49 YTL'den, 1 Temmuz 2008'den itibaren de günlüğü. 6.81 YTL'den borçlanacaktı. Ayrıca, borçlanma bedelini en geç üç ay içinde ödemesi gerekecekti.

07 Ağustos 2008 Perşembe

Destek primi Bağ-Kur emeklisine 1999'da, SSK emeklisine 2003'te geldi

Soru: Ticaretle uğraşan SSK emeklilerinin, destek primi ödemeleri ile ilgili son yasadaki durumu nasıldır? Destekleme priminin başlangıç tarihi nedir? Destek primi ne zaman geldi? Ticaretle uğraşan SSK emeklileri hangi tarihten itibaren destek primi ödeyeceklerdir? '

Cevap: Emekli oldukları halde, emekli aylığı kestirmeden çalışmalarına devam edenlerin Sosyal Güvenlik Destek primi ödemelerine ilişkin yasal düzenleme, 8 Eylül 1999 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4447 sayılı yasanın 38'inci maddesiyle, 1479 sayılı yasaya eklenen Ek Madde 20 hükmüyle ile yapıldı. 8 Eylül 1999dan itibaren Bağ-Kur'dan emekli olup faaliyetlerine devam edenler destek primi ödemekle zorunlu tutuldu. Bağ-Kur'dan emekli olup, çalışmasına devam edenlerden aylığın bağlandığı tarihi takip eden ay başından itibaren, emekli olup daha sonra tekrar çalışmaya başlayanlarda ise, tekrar çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren, emekli aylıklarının yüzde 10'u nispetinde sosyal Güvenlik Destek primi kesilmeye başlandı. Bağ-Kur dışındaki sosyal güvenlik kurumlarından (SSK, Emekli Sandığı ve vakıf emekli sandıklan gibi) emekli olup, Bağ-Kur'lu olmayı gerektiren faaliyette bulunanlara ise, 4956 sayılı yasanın 44'üncü maddesi ile, 2 Ağustos 2003'ten itibaren destek primi ödeme zorunluluğu getirildi. Bağ-Kur dışında diğer sosyal güvenlik kurumlarından emekli olup, Bağ-Kur'lu olmayı gerektiren bir faaliyette bulunmaya başlayanlar, faaliyete başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren, her ay Bağ-Kur un 12'nci gelir basamağının yüzde 10'u oranında destek primi ödemesi gerekiyor (bugünkü basamağa göre aylık 75.10 YTL) Diğer sosyal güvenlik kurumlarından emekli olanlarda destek primi emekli aylıklarından kesilmiyor. Her ay Bağ-Kur'a yatırılıyor. Ancak, 1 Ekim 2008'den itibaren yeni yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte destek primi, diğer sosyal güvenlik kurumlarından emekli olanların da emekli aylıklarından kesilecek. Ayrıca yeni yasa, destek primi oranını da yükseltiyor. 1 Ekim 2008'den yıl sonuna kadar yüzde 12, 2009'da yüzde 13, 2010'da yüzde 14 ve 201 İde yüzde 15 oranında destek primi kesilecektir.

Ek19uncu maddeye göre borcunuzu sildirip emekli olabilirsiniz

Soru: 11 Ocak 1963 doğumluyum. 1979'dan beri SSK'h olarak çalışıyorum. 6654 gün prim ödedim. Kasım 2003'te Bag-Kur'a geçtim. Yalnız 5 yıl boyunca Bağ-Kur'a hiç para yatıramadım. 35 bin YTL borç çıkardılar. Şimdi Bağ-Kur'dan ayrılıp (çünkü Bag-Kur'a 5 yıl boyunca prim ödemeyenler otomatik olarak . Bağ-Kur'dan çıkarılmış oluyor) direkt SSK'dan emekli olabilir miyim ya da Bağ-Kur borcunu yatırır yatırmaz hemen emekli olabilir miyim? Kurumda bulunan memur arkadaşlar Bağ-Kur borcumu yatırsam da hemen emekli olamayacağımı ve yaklaşık 5-10 yıl belki de daha fazla süre Bağ-Kur'a prim yatırmam gerektiğini söylüyorlar. Emekli olabilmem için ne yapmalıyım?

Cevap: SSK'da emekli olmak için 25 yıl sigortalılık süresi, 5000 gün prim ödeme ve 45 yaş şartlarına tabisiniz. Bağ-Kur'dan yakanızı kurtarabilirseniz, şartlarını yerine getirdiğinizden, SSK'dan istediğiniz zaman emeldi olabilirsiniz. Bağ-Kur'dan yakayı kurtarmak için sigortanızı durdurarak, prim borcunuzu sildirmeniz gerekiyor. 5 yıl ve daha fazla Bağ-Kur prim borcu olanların, sigortalılıklarını durdurarak, prim borçlarının silinmesi içki, bugün itibarıyla yürürlükte olan iki yasa maddesi var. Ancak, sizin gibi 5 yıldan fazla prim borcu olduğundan sigortasını durdurarak prim borcunu sildirmek isteyenlerin talepleri "karşılanmıyor. Sebep keyfi uygulama. Keyfi uygulamaya 8 Mayıs 2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 5754 sayılı yasa ile 5510 sayılı yasaya eklenen geçici 17 nri madde hükmü yo) açıyor. Bu maddeye göre, Sosyal Güvenlik Kurumu bir genel tebliğ çıkartacak ve Bağ-Kur'a 5 yıl ve daha fazla prim borcu olanlara, 6 ay içinde prim borcunu ödemediği takdirde sigortalılıklarının durdurulacağını duyuracak ve borcunu, ödemeyenlerin de sigortalılığı durdurularak prim borçlan silinecek. Silinen borca ilişkin olan süreler de sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyecek. Yasa 8 Mayıs 2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmasına ve neredeyse tamamına yakın kısmı 1 Ekim 2008'de yürürlüğe girecek olmasına karşın, bu madde genel hukuk kurallarına da aykırı olarak geriye yönelik 30 Nisan 2008de yürürlüğe kondu. Ancak, Bağ-Kur Yasası Ek 19'uncu ^ madde hükmünü de 30 Nisan 2008'de, yani aynı tarihte yürürlükten kaldırmayı unuttular ve prim borcu silinmesine ilişkin iki madde çıktı ortaya. Ancak, gelin görün ki iki maddeye rağmen sigortalının talebi karşılanmıyor. Sonuç olarak, yürürlükte olan bir yasa hükmü açık ve seçik olarak uygulanmıyor. Yazılı olarak Ek 19'uncu maddenin uygulanarak sigortalılığınızın durdurularak prim borcunuzun silinmesini ve emekli aylığı bağlanmasını talep edin. Borcunuzun silinip emekli edilmediğiniz takdirde, uğrayacağınız maddi ve manevi zararlarınızı, yasayı uygulamayan görevlilerden talep edeceğinizi belirtin. Talebinizin reddedilmesi üzerine de vakit geçirmeden İş Mahkemes'ine dava açıp hakkınızı yargı yoluyla almaya çalışın. Bağ-Kur'dan emekli olmak için 25 tam yıl (9000 gün) prim ödeme ve 48 yaş şartına tabisiniz. Bağ-Kur'a prim borçlarınızı ödeyip 636 gün daha prim ödeyerek toplam prim ödemenizi 9000 güne tamamlamanız şartıyla 48 yaşınızı dolduracağınız 11 Ocak 2011'de Bağ-Kur'dan emekli ötebilirsiniz.





06 Ağustos 2008 Çarşamba

2009 yılında emekli olabilirsiniz

Soru: 1953 doğumluyum. 1984'te Bağ-Kur'lu oldum. 14 yıl 5 ay Bağ-Kur ödedim. Mükellef olmadığımda SSK'ya 1257 gün prim yatırdım. 2005'te Bağ-Kur'dan çıktım. 30 Mart 2005'ten beri sigortalı olarak çalışıyorum ve primimi ödüyorum. Ne zaman emekli olurum?

Cevap: 30 Eylül 2008'e kadar aralıksız prim öderseniz, son yedi yılda SSK'ya Bağ-Kur'dan fazla prim ödemiş duruma geçerek, SSK şartlarıyla emeklilik hakta elde edersiniz. SSK'da emekli olmak için 25 yıl sigorta süresi, 5225 gün prim ve 48 yaş şartlarına tabisiniz. 30 Eylül 2008'den sonra prim ödemeseniz de 25 yıl sigortalılık sürenizi olduracağınız 2009'da emekli olabilirsiniz.

SSK'dan 2012'deBağrKur'dan 2016'da emekli olabilirsiniz

Soru: 1961 doğumluyum. 1 Ocak 1985'ten itibaren Bağ-Kur'lu oldum. 16 Temmuz 1998de Bağ-Kur'um sona erdi. 1 yıl isteğe bağlı ödedim. 14 yıl 5 ay 16 gün ödenmiş primim var. Emekli olabilmem için daha ne kadar prim ödemem lazım? Eğer kalan prim ödeme süremi SSK'da isteğe bağlı olarak ödersem, avantaj sağlar mı?

Bu soru Fatma Karataş tarafından sorulmuştur.

Cevap: Bağ-Kur'dan emekli olmak için en az 15 tam yıl prim ödemek gerek. Kısmi yaşlılık aylığı ile emekli olmak için aranan 15 tam yıl prim ödeme ve 50 yaş şartı için 1 Ekim 1999 itibarıyla sizin gibi 10 yıldan fazla kalanlar, 55 yaşını doldurduğunda emekli olabiliyor. 194 gün daha prim ödeyerek prim ödemenizi 15 tam yıla çıkartmanız şartıyla, 55 yaşınızı dolduracağınız 2016'da kısmi yaşlılık aylığı ile emekli olabilirsiniz. SSK'ya geçip 1 Ağustos 2008'den itibaren ara vermeden 1260 gün (3.5 yıl) prim ödemeniz halinde, 20 yıl sigortalılık süresi, 5000 gün prim ödeme ve 41 yaş şartlarına tabi olarak, Şubat 2012'de emekli olabilirsiniz. 23 Mayıs 2011 arasında yerine getirenler, 58 yaşını doldurduğunda emekli olabiliyor. Prim ödemeniz yeterli olduğundan bundan sonra prim ödemeseniz de 58 yaşınızı dolduracağınız 2013'te, kısmi yaşlılık aylığı ile emekli olabilirsiniz. Bahsi geçen okurumuz, kadın olduğu için kısmi yaşlılık aylığı için aranan 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün ve 50 yaş şartlarını 24 Mayıs 2005 ile 23 Mayıs 2008 arasında yerine getirdiğinden 54 yaşını doldurduğu tarihte kısmi yaşlılık aylığına hak kazanıyor. Mevcut yasamızda kadınlara pozitif ayrımcılık yapılmış bulunuyor.

SSK lı çalışmaya başladım yetim aylığı kesilir mi?

Soru: Bekar olduğumdan dolayı babamdan yetim aylığı alıyordum।Fakat 21 Haziranda sigortalı olarak çalışmaya başladım. Bunu sigortaya bildirmem gerekiyor mu? Bir de ileride SSK'lı çalışmak istemezsem, tekrar babamdan kalan maaşımı almam mümkün olabilir mi?

Cevap: Hangi kurumdan yetim ayfcğı aldığınızı bildirmemişsiniz। Emekli Sandığından yetim aylığı alıyorsanız, sigortalı olarak çalışsanız da, yetim aylığınız kesilmeyeceğinden, bildirim yapmanıza gerek yok. Ancak, yetim aylığınızı Bağ-Kur veya SSK'dan alıyorsanız babanızdan yetim aylığı bağlatırken, evlenmenizi ve sigortalı olarak çalışmaya başladığınızı Bağ-Kur'a ya da SSK'ya bildireceğinize dair taahhütname imzaladınız. Çalışmanızı SSK'ya bildirerek, yetim aylığınızı kestirmeniz gerekiyor. Aksi halde, Bağ-Kur ya da SSK tespit ettiğinde yersiz ödediği yetim aylıklarını kanuni faiziyle birlikte geri alır. İşsiz kaldığınızda kestirdiğiniz aylığınızı yeniden bağlatabilirsiniz

Özürlü hakkıyla 3760 gün prim ödediğinizde emekli olabilirsiniz

Soru: SSK girişim 25 Eylül 1993. 2619 gün prim ödedim. Halen çalışmaktayım. Yüzde 40 özürlü raporum var. Vergi indiriminden yaralanmaktayım. Askerliğimi borçlanırsam, ne zaman emekli olabilirim?

Cevap: 6 Ağustos 2003 tarihi itibarıyla sizin gibi 9 yıldan fazla, 12 yıldan az süredir sigortalı olan vergi indirim hakkı almış üçüncü derece özürlüler emekli olmak için 16 yıl sigortalılık süresi ve 3760 gün prim ödeme şartlarına tabi bulunuyor. 1141 gün daha prim ödeyerek prim ödemenizi 3760 güne tamamlayacağınız tarihte emekli olabilirsiniz. Askerlik borçlanması yaparsanız, borçlandığınız süre kadar az prim ödeyebilirsiniz. Örneğin, 18 ay askerlik yapmışsanız, borçlandıktan sonra 601 gün daha prim ödeyerek Nisan 2010'da emekli olabilirsiniz


04 Ağustos 2008 Pazartesi

İsteğe bağlı sigortalının haksızlığı giderilmeli

Üç ay üst üste isteğe bağlı sigorta primi ödenmeyince sigorta iptal ediliyor. İsteğe bağlı sigorta prim borcu olan da son aftan yararlanıyor. Ancak, yararlanma sigortası devam ettiği sürece olan prim borcu ile sınırlı. Borcunu bir ay ödeyip iki ay ödemeyen, sonra yeniden iki ay ödeyip bir ay ödemeyen üç ay üst üste ödememezlik yapmadığı için aftan yararlanıyor ve borçlarını yapılandırıyor.

Bunu bilmeyen isteğe bağlı sigortalılar acı süprizle karşılaşıyor. Sigortalılıkları kapatıldığından aftan yararlanamayacakları gerçeği ile yüz yüze geliyorlar. Çünkü, üç ay art arda prim ödemeyenin sigortası kapatılıyor. Bağ-Kur'da da üç aydan fazla prim borcu olanın sigortası kapatılıyor. Bu durum SSK ve Bağ-Kur yasalarından kaynaklanıyor ve adil olmayan bir sonuç doğuyor. Bağ-Kur'a kayıt olup, tek kuruş prim ödememiş, hatta Bağ-Kur'un

önünden bile geçmemiş biri, tahakkuk etmiş prim borçlarını af kapsamında ödeyerek emekli olabilirken, İsteğe bağlı sigortalı 1, 2 yıllık borcunu dahi ödeyemiyor. Bağ-Kur sigortalısı 20, 25 yıllık prim borcunu af kapsamında öderken isteğe bağlı sigortalı 4 aylık bile prim borcu ödeyemiyor.

Süre uzatımı sırasında, isteğe bağlı sigortalı için bir geçici madde düzenlemesiyle dosyalarının kapatıldığı tarihten itibaren prim tahakkukuna ve aftan yararlanılması olanak sağlanması halinde, hem eşit ve adil bir uygulama getirilmiş olur. Hem de ciddi tutarda kaynak yaratılmış olur. Fark işçilikler ve destek primi gibi kayıtlarda olmayan kaynak. Yani kurum alacaklanna ilave bir kaynak. Ne güzel. Hem sigortalı memnuniyeti hem bol para. Süreyi uzat kaynak ihtiyacını gider...



Prim affında süre uzatılır, eksiklik kaynak sorunu da biter

SSK ve Bağ-Kur prim borcu olanlar için getirilen ve 'Af Yasası' olarak bilinen ödeme kolaylığı yasasında süre, yarın aksam mesai saati sonunda bitiyor. Bugüne kadar emsali görülmeyecek kadar ilgi uyandıran yasada, sürenin uzatılması ve birkaç eksikliğin düzeltilmesi halinde sosyal güvenlik kurumlarının kaynak ihtiyacı dahi sona erebilir. Süre neden uzatılmalı?

Bu soru Faruk Yeşilyurt tarafından sorulmuştur.

Sosyal güvenlik kurumlarının 45 milyar YTL (45 katrilyon TL) prim alacağı var. Alacakları toplamanın maliyeti yüzde 1'i geçmez. Geri ödemesi yoktur. Faiz ödemezsiniz. Oysa, borç aldığınız paranın, geri ödemesi vardır. Ayrıca ciddi bir faiz ödersiniz, (borçlanma maliyeti tekrar yüzde 20'lere çıkmıştır) Tabi ki borçlanma da yapılacaktır. Ancak, önce alacağını alacaksın. Diğer iç kaynaklarını harekete geçireceksin. İşte tam da bu noktada çıkartılan ödeme kolaylığı yasası, sosyal güvenlik kurumlarının alacaklarını tahsil etmek için atılmış çok önemli bir adım. Bugüne kadar son derece başarılı olan ve kısa sürede yaklaşık 10 milyar YTL borcu yeniden yapılandırıp 1,5 milyar YTL kasaya koyan yasanın süre maddesi yanlış düzenlendiğinden, maalesef yetersiz kaldı.

Süre yanlışlığı, uzatmayı gerektiriyor

Yasadan yararlanmak için 2 aylık bir süre konuldu. İki aylık süre de tam uygulanmadı. Yasa yürürlüğe girse de sosyal güvenlik kurumu il müdürlükleri, kurumdan genelge gelmedikçe iş yapmazlar. Daha doğrusu yasayı uygulamazlar. Yasa, 26 Mayıs 2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmasına karşın, il müdürlükleri, 3 Haziran 2008 tarih ve 2008/50 sayılı uygulama genelge ellerine ulaşana kadar affı uygulamadılar. Bazı illere genelge 10 Haziran'da ulaştı. 45 günlük bir uygulama süresi de yetersiz kaldı.

Zamanlama hatası uzatmayı zorunlu kılıyor

Türkiye'de para kazanma takvimini herkes bilir. Okullar kapandıktan sonra hasat dönemi başlar. Köylü, üretici, ziraatçı ürününü hasat eder. Eline geçen ürünü satar. Ürünü alan tüccar imalatçıya verir veya ihraç eder. Sonuçta çoğu prim borçlusu esnaf, tüccar, çiftçi, turizmci, ihracatçı gibileri eylül, ekime doğru paralanır. Prim affının ya yıl sonuna doğru, örneğin ekim ayında çıkarılması ya da süresinin iki ayla sınırlı olmayıp yıl sonuna kadar yararlanma süresi olması gerekirdi. Yasanın zamanlama yanlışlığı da süre uzatımını zorunlu kılıyor.

Prim borçlularının yasaya ilgisi büyüktü

Düzenlemenin aslında afla bir ilgisi yok. Çünkü yasa ile tek kuruş prim aslı silinmiyor. Silinen adaletsiz, haksız ve hukukiliği her zaman tartışmaya açık olan yüksek oranlı, gecikme cezası ve gecikme zammıdır. Esasında primleri bir müddet sonra ödenemez hale getiren de, gecikme cezası ve gecikme zammı uygulamasıdır. Bugün primini ödeyemeyen, ancak 8, 10 ay sonra durumunu düzeltip, prim borcunu ödemek isteyen biri, prim borcunun katlandığını görünce ödeyeceği primi de ödemekten vazgeçmektedir. Bugün aslı 10 bin YTL, gecikme cezası ve gecikme zammı 90 bin YTL olan prim borcu vardır. 10 bin YTL prim aslını ödeyemeyen biri, 90 bin YTL gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte toplam 100 bin YTL'yi nasıl ödeyecektir. Veya buna ödemesi nasıl beklenir. Bu kadar para nasıl istenir. İşte, afla belli şartlarda silinen haksız ve adaletsiz gecikme zammı ve gecikme cezasıdır. SSK ve Bağ-Kur borçluları yasaya inanılmayacak derecede ilgi gösterdiler. Kamuoyu yeterince aydınlatılmadığından çoğu vatandaşın yasayı kavraması son 20 güne kaldı. 20 günde prim borçlularının talepleri karşılanamadı.

Kademeli avantaj sağlanarak süre uzatılabilir

Millet olarak işimizi son güne bırakma adetimiz olduğundan, süre uzatmanın faydası olmaz iddiasında da bulunulabilir. Bu iddiada da bir miktar haklılık payı olabilir. Ancak, küçük düzenleme ile, bu iddiayı çürütmek de mümkün. Şöyle ki, süre uzatımı sırasında küçük bir düzenleme yapılır. Yasadan müracaat tarihine göre, yasadan kademeli yararlanma usulü getirilmesi işlerin son güne bırakılmasını önler. Örneğin, mevcut halinde yasadaki iki aylık başvuru süresi içinde peşin ödeme usulünü tercih edenlerin, gecikme zammı ve gecikme zammının yüzde 85'i siliniyor. Ağustosta başvuranın yüzde 82'si, eylülde başvuranın yüzde 80'i, ekimde başvuranın yüzde 77'si, kasımda başvuranın yüzde 73 u, aralıkta başvuranın yüzde 70'i silinir. Ve geç başvuru yapan daha az avantaj sağlar. Bu, mali gücü olanların gecikmeden borçlarını ödemesine yol açarken, mali durumu iyi olmayanların geç olsa da yasadan daha az avantajla yararlanmasına imkan sağlamış olur.

Af, destek primine doping olur

Emeklinin çalışması bir Türkiye gerçeğidir. Sosyal güvenlik kurumları bu konuya uyanarak 8 Eylül 1999'dan itibaren Bağ-Kur emeklilerine, 2 Ağustos 2003'ten itibaren de diğer sosyal güvenlik kurumlarından emekli olanlara, sosyal güvenlik destek primi ödeme zorunluluğu getirdi. Destek primi, Bağ-Kur'dan emekli olup, faaliyetine devam edenlerin emekli aylığından kesildiğinden burada bir sorun yok. Olsa da çok az.

Asıl sorun, SSK. Emekli Sandığı ve özel vakıf emekli sandıklarından emekli olup, Bağ-Kur'lu olmayı gerektiren faaliyette bulunanlarda. Bunların Bağ-Kur'a tescilini yaptırarak, her ay Bağ-Kur 12'nci gelir diliminin yüzde 10ü oranında (bugünkü verilere göre aylık yüzde 75.10 YTL) prim ödemeleri gerekiyor. Ancak, gerek etkin denetim olmaması gerekse halen kamuoyunun destek primindeki bilgisizliği veya yetersiz bilgisi, bu kişilerin destek ödemeden çalışmasına yol açıyor. Destek primi af yasasından yararlanıyor. Ancak bu şekilde Bağ-Kur'a kayıt olmadan çalışanların aftan yararlanmak için, öncelikle Bağ-Kur'a tescilini yaptırması lazım.

Tescil işlemi de oldukça uzun işlem gerektiriyor. Sosyal güvenlik kurumu il müdürlüklerine giriş çıkış dahi mümkün olmadığından, destek primini af yasasından yararlanarak ödemek isteyenler maalesef bu haktan yararlanamadılar. Destek primi de aynen fark işçilikte olduğu gibi kayıtlarda yer almıyor. Çünkü destek primi ödemek zorunda olan kaydını yaptırmadığından, prim tahakkuk ederek kayıtlara geçmemiş ondan yer almıyor.

İş yerinizde hem işveren hem de işçi olamazsınız

Soru: Kasım 2007'de SSK'ya bağlı çalıştığım özel bir şirketten aynldım. Bugüne dek herhangi bir sosyal kuruma bağlı değildim. Fakat 2000'de benim ve annemin üzerine kurmuş olduğumuz bir limitet şirket mevcut. Şirketi şu ara faaliyete geçiriyoruz. SSK'dan aynldığımda hemen Bağ-Kur'a giriş mi yapılması gerekiyordu? Bugün itibanyla giriş yapılabilir mi? Bugüne kadar olan boşluk herhangi bir problem yaratır mı? Aynca şu an itibarıyla SSK'ya yeniden kendi şirketimin üzerinden veya isteğe bağlı olarak devam etmek daha mı avantajlı olacaktır? Yani, şu an benim için Bağ-Kur mu, yoksa SSK mı daha avantajlı? Eğer SSK ise, bunu şu an kendi şirketimin üzerinden yapabiliyor muyum? Veya isteğe bağlı mı avantajlı olacaktır? Bağ-Kur ise aradaki boşluk sorun yaratır mı? Bir de isteğe bağlı SSK'da ekim ayında sağlık hizmeti de başlayacağını, öğrendim. Doğru mudur? Diğer bir konu ise; 2002 yılında Bağ-Kur'a giriş yapıp şu ana kadar hiç prim yatırmayan arkadaşım, şu an SSK mı, yoksa Bağ-Kur'lu olarak mı devam etmesi daha mantıklı olacaktır? Kişinin yine kendi üzerine şirketi mevcuttur. Kendi şirketi üzerinden veya isteğe bağlı olarak sigortası devam edebilir veya Bağ-Kur'da aftan yararlanabilir. Fakat primlerin yüksek çıkmasından korkulmakta.

Cevap: Limitet şirket ortağı olduğunuz tarihten itibaren Bağ-Kur'lu olma zorunluluğunuz var. Ancak, 2000'de limitet şirket ortağı olduğunuz tarihte SSK İt olarak çalışıyorsanız ve ara vermeden, şirketten ayrıldığınız Kasım 2007'ye kadar prim ödemişseniz, işinizden ayrıldığınız Kasım 2007'ye kadar Bağ-Kur'lu olma zorunluluğunuz yok. Ancak bu durumda, 1 Aralık 2007'den itibaren Bağ-Kur'lu olmak zorundasınız. Dolayısıyla, limitet şirket ortağı olduğunuz sürece SSK veya Bağ-Kur'u seçme gibi bir lüksünüz yok. Bağ-Kur'lu olmak zorundasınız. Aynca bir kişi kendi şirketinde hem işçi hem işveren olamayacağından kendi şirketinizde SSK'lı olamazsınız. Kendi şirketinizden dolayı Bağ-Kur'lu olursunuz. Zorunlu, sigorta kapsamında olanlar isteğe bağlı sigortalı olamayacağından, isteğe bağlı sigortaya prim ödeyemezsiniz. Yeni yasanın yürürlüğe gireceği 1 Ekim 2008'den sonra, isteğe bağlı sigortalılar da genel sağlık sigortası kapsamında sağlık yardımı alacaklar. Duyumunuz bu yönüyle doğru. Ancak, 1 Ekim 2008'den itibaren isteğe bağlı sigorta sadece Bağ-Kur'da devam edecek. SSK'ya isteğe bağlı prim ödenemeyecek. Yapılan bu açıklamalar arkadaşınız için de geçerli. Şirket sahibi olduğu için Bağ-Kur'lu olmak zorunda. 2002'den bugüne kadar ödemediği prim borçlannın aslı ile hesaplanan gecikme cezası ve zammı borcunun yüzde 15'ini, aftan yararlanarak başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde öderse, gecikme cezası ve zammı borçlannın yüzde 85'i silinir. Ve arkadaşınız 6 yılı aşkın sigortalılık süresi kazanır. Emekli olma açısından SSK'nın Bağ-Kur'a göre daha avantajlı olduğuna hiç kuşku yok. Ancak, emekli olunacağı tarihten geriye doğru, 3.5 yıl önce Bağ-Kur'u kapatıp, SSK'ya geçip 1260 gün (3.5 yıl) prim ödemek, SSK'dan emekli olmaya yeterlidir. Emekli olmaya uzun yıllar kala. Bağ-Kur kapsamında olunduğu halde SSK'lı olmak için uğraşmanın bir anlamı yok.

2006 yapılandırmasında taksitlerini ödeyebilenler

2006'daki ödeme kolaylığından yararlanarak prim borçlannı yeniden yapılandıran ve taksitlerini aksatmadan ödeyenler de aftan yararlanabiliyor. Bu durumda olanlar, yazılı olarak başvurup, 2006 yapılandırmasının bozulmasını isteyerek, yeninden yapılandırma talebinde bulunacaklar. Bu durumda ödenen taksitler, mevzuat hükümlerince prim borcuna mahsup edilecek, kalan prim borcuna başvuru tarihine kadar gecikme zammı hesaplanacak. Borçlunun tercihine göre borç, peşin, 12 veya 24 taksitte ödenebilecek ve tercih edilen seçeneğe göre de gecikme zammının yüzde 85'i, yüzde 55'i veya yüzde 30'u silinecektir.

2006 yılında borcunu yapılandıran ancak taksitlerini ödeyemeyenler

2006'da prim borçlannı yeniden yapılandıran ancak, taksitlerini öngörülen sürelerde ödeyemediğinden, yapılandırması bozulanlara, iki seçenek sunuluyor:

1) 2006'da prim borçlarını yeniden yapılandıran, ancak taksitlerini ödeyemediğinden, yapılandırması Haziran 2008 sonuna kadar bozulanlar, 28 Temmuza kadar kadar yazılı olarak başvurarak, ödeyemediği veya eksik ödediği taksitlerin ödeyecekleri tarihe kadar ayn ayn ödeyebilecek. Bir önceki aya ait YTL cinsinden iskontolu ihraç edilen, Devlet İç Borçlanma Senetlerinin, aylık ortalama faiz oranına 1 puan eklenerek bulunacak faiz oranının, bileşik bazda uygulanması sonucunda hesaplanacak faiziyle birlikte, borç aslının başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde ödenecek. Başka bir ifadeyle, taksit ödemediği için yapılandırma hakkını kaybedenler, geçmiş taksitlerini faiziyle birlikte 6 ay içinde ödemek şartıyla, tekrar yapılandırma hakkı kazanacak ve 2006'daki taksitlendirmedeki, taksitlerini vadelerinde ödeyerek borçlarından kurtulacaklar.

Örnek: 30 bin YTL Bağ-Kur prim borcunu Mayıs 2006'da, aylık 500 YTL olmak üzere, 60 ay takside bağlatan, 18 taksit ödemesine rağmen üst üste 6 taksidini ödeyemediğinden dolayı yapılandırması bozulan ve taksit hakkını kaybeden Ahmet Bey, ödeyemediği 6 taksit tutan olan 3000 YTL'yi hesaplanacak gecikme faiziyle birlikte, 6 ay içinde ödeyecek ve 2006'daki yapılandırması ihya edilecek. Kalan 36 taksidini vadesinde ödeyerek borcundan kurtulacak.

2) 2006'da prim borçlannı yeniden yapılandırarak takside bağlatan, ancak taksitlerini ödeyemediğinden, yapılandırması bozulanlann, ödedikleri taksit tutarlan, prim borcuna mahsup edilecek ve kalan prim borcu ile işletilen faizler dikkate alınarak, yeni yasa kapsamında peşin veya 24 aya kadar taksitle ödeme imkanı sağlanacak.

Örnek: 2006 yapılandırmasından yararlanarak SSK prim borcunu 60 ay taksite bağlatan, 14 taksit ödedikten sonra taksitlerini ödeyemediğinden dolayı yapılandırması bozulan Ahmet Bey, borcunu peşin öderse, gecikme zammının yüzde 85'i, 12 ay taksitle öderse yüzde 55'i, 24 ay taksitle öderse yüzde 30'u silinecek.

Af için son dört gün, kaçıran pişman olacak

Af için son dört gün, kaçıran pişman olacak
Kamuoyunda Af yasası olarak algılanan, SSK ve Bağ-kur prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenleme için başvuru süresi 28 temmuz Pazartesi günü, mesai saati sonunda bitiyor. Düzenleme ile prim borcu olanlar çok büyük avantaja sahip oluyor.
Görülmemiş duyulmamış avantaj
26 Mayıs 2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 5763 sayılı yasa ile prim borçlanma getirilen ödeme kolaylığında, prim borcunu peşin ödeyenlere bugüne kadar görülmemiş, duyulmamış oranda avantaj sağlanıyor. Af ile gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde 85'i siliniyor. Örneğin, 20 bin YTL prim, 80 bin YTL gecikme zammı ve cezası olmak üzere 100 bin YTL prim borcu olan biri, yazılı başvuruda bulunup, başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde 20 bin YTL prim aslı ile 12 bin YTL gecikme zammı olmak üzere 32 bin YTL ödediğinde, gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun kalan yüzde 85'i olan 68 bin YTL siliniyor.
Aftan yararlanan prim borçları
5763 sayılı yasa ile getirilen avantajdan yararlanan prim borçlan. Mart 2008 ve önceki dönemlere ait olup, başvuru tarihine kadar ödenmemiş olan,

• SSK prim borçlan, gecikme cezası ve gecikme zammı,

• İşsizlik sigortası prim borçlan, • İdari para cezalan,

• Sosyal yardım zammı,

• 31 Mart 2008'e kadar bitirilmiş olan özel bina inşaatı ile ihale konusu işlerden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ön değerlendirme, araştırma ve tespit sonucunda yeterli işçilik bildirmediği anlaşılanlann fark işçiliğine ilişkin borçlan (başvuru haziran sonu olarak belirlendiğinden başvuru süresi geçmiş bulunuyor), # Mayıs 2003 ile Mart 2008 dönemi arasında isteğe bağlı sigortalılığın devam ettiği süre içindeki prim borçları,

• Topluluk sigortasına tabi olanların, Mart 2008 öncesi prim borçlan,

• 31 Mart 2008'e kadar olan Bağ-Kur prim borçlan, gecikme cezası ve gecikme zammı,

• 31 Mart 2008'e kadar olan Bağ-Kur Sosyal Güvenlik Destek Prim borçlan,

• 31 Mart 2008'e kadar olan Tarım Bağ-Kur'u prim borçlan,
Kısa olan süre yetersiz kaldı
Bu düzenleme için maalesef başvuru süresi kısa ve yetersiz kaldı. Çünkü, Sosyal Güvenlik Kurumunun, yasanın nasıl uygulanacağının usul ve esaslarını belirleyen, 3 Haziran 2008 tarihli 2008/50 sayılı Genelgesinin İl Müdürlükleri'ne ulaşması 10 gün gecikmeli oldu.
Bu da il müdürlüklerinde izdihama yol açtı. Ancak, bilmenizde yarar var, başvuru posta kanalıyla da yapılabiliyor. Başvurularını posta kanalıyla yapacak olanlar talep dilekçelerini iadeli taahhütlü postaya vermelerine özellikle dikkat etmelidir. Çünkü, başvuru dilekçesinin iadeli taahhütlü postaya verildiği tarih, dilekçenin kuruma veriliş tarihi olarak kabul ediliyor. Adi postada ise dilekçe postanın kurum kayıtlarına ulaştığı tarihte verilmiş sayılıyor. Yasa prim borçlusuna, peşin, 12 taksit ve,24 taksite kadar ödeme olmak üzere üç değişik seçenek sunuyor.
Gecikme cezası ve zammının yüzde 85'i silinecek
Başvuru tarihinden itibaren prim aslı ile başvurunun yapıldığı ayın sonuna kadar hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde 15'inin, başvuru tarihini takip eden ay içinde ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde 85'i silinecek.
Örneğin, SSK'ya 20 bin YTL prim, 80 bin YTL gecikme cezası ve gecikme zammı (temmuz sonuna kadar hesaplanan) olmak üzere 100 bin YTL borcu olan bir işveren, temmuz ayı içinde ödeme kolaylığı yasasından yararlanmak için başvuruda bulunup, 20 bin YTL prim aslı ile 80 bin YTL gecikme zammı borcunun yüzde 15'i olan 12 bin YTL'yi (toplam 32 bin YTLyi) en geç başvuru tarihini takip eden bir ay içinde ödemesi halinde, gecikme zammı borcunun yüzde 85'i olan 68 bin YTL borç silinerek, borç sıfırlanacak. Yasa peşin ödemeyi teşvik etmek için, gecikme zammı ve gecikme cezasının yüzde 85'ini silme gibi bir büyük imkan sağlıyor. Adeta borçlulan peşin ödemeye mecbur ve mahkum ediyor.
Her türlü borçlanmaya değer
Prim borcu olanlar her türlü imkanı kullanarak, son yıllann en avantajlı düzenlemesinden yararlanmalı. Gerekirse malını mülkünü satarak, hatta banka kredisi kullanarak prim borcunu peşin ödemesinde yarar var. Bu fırsat bir daha gelmez. Nitekim, yetkililer hafta başında, Halk Bankası ile prim borcunu af kapsamında ödeyeceklere kredi verilmesi hususunda anlaşmaya vardıklannı açıkladılar. Aftan yararlanarak kendi imkanıyla prim borcunu ödeyemeyenler, Halk Bankasından kredi kullanarak prim borçlannı ödeyebilirler. Ayrıca borcun peşin ödenmesi hemen bugün yarın gidip paranın yatırılması anlamına da gelmiyor. Önemli olan bugün dahil önümüzdeki 4 gün içinde başvuruda bulunmak. Çünkü yasa, başvuru tarihini takip eden bir ay içinde ay sonuna kadar yapılan ödemeleri peşin ödeme kabul ediyor. Yasadan en son yararlanma süresi, 28 Temmuz 2008 olduğuna göre, son gün başvuruda bulunan kişi prim borcunu en geç 28 Ağustos 2008 tarihine kadar ödeyebilecek.
12 taksit ödeyenin gecikme zammının yüzde 55'i silinecek
Prim borcunun aslı ile başvuru yapılan ay sonuna kadar hesaplanacak olan gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde 45'inin 12 ay taksitle ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde 55'i siliniyor. Örneğin, 40 bin YTL SSK primi, 200 YTL gecikme zammı borcu (haziran sonuna kadar hesaplanan) olan işveren, 40 bin YTL prim aslı ile 200 YTL gecikme zammı borcunun yüzde 45'i olan 90 bin YTL'yi 12 ay taksitle ödemesi halinde gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun yüzde 55'i olan 110 bin YTL borç silinerek sıfırlanacaktır. Ödenecek taksit tutarı, prim aslına, gecikme zammı ve gecikme cezası borcunun yüzde 45'inin ilave edilerek bulunacak tutann taksit sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanacaktır. Yukarıdaki örnekte, 40 YTL prim borcuna, gecikme zammı ve gecikme cezasının yüzde 45'i
olan 90 bin YTL ilave edilmesi suretiyle bulunacak olan 130 bin YTL 12 ye bölünerek bulunacak olan 10.833 YTL bir aylık taksit tutarını oluşturacaktır. İlk taksit ödemesi ise başvurunun yapıldığı ayı takip eden aydan başlayacak. Örneğimizdeki ilk taksit Ağustos 2008de ödenecektir.
24 ay taksitte gecikme zammının yüzde 30'u siliniyor
Prim borcunun aslı ile başvuru yapılan ay sonuna kadar hesaplanacak olan. gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde 70'inin 24 ay taksitlendirilerek ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde 30'u siliniyor.
ÖmeK: SSK'ya 60 bin YTL prim, 240 bin YTL gecikme zammı borcu (haziran sonuna kadar hesaplanan) olmak üzere 300 bin YTL. borcu olan iş adamı,
25 Temmuz 2008'de ödeme kolaylığı yasasından
yararlandığında, borcunun yüzde 70'i olan 168 bin
YTL nin 24 ay taksitle ödemesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun yüzde 30'u olan 72 bin YTL borcu silinecek. Taksit tutan prim aslına gecikme zammı ve gecikme cezası borcunun yüzde 70'inin ilave edilerek bulunacak tutann 24 takside bölünmesi ile hesaplanacak.
Kurum yeni yasaya göre ödenecek borcu hesaplayamıyor

2006 yılında prim borcu yapılandıranlar, aftan yararlanmak için, yeni yasaya göre borç tutarını bilmeleri gerekiyor. Çünkü, yeni yasa ile 2006'daki yasaya göre borç tutarlarını karşılaştırarak, avantajlı olanı tercih edebileceklerdir. Ancak, borçlu bu hakkını doğru dürüst kullanamıyor. Çünkü, SSK ve Bağ-Kur, yeni yasaya göre ödenmesi gereken prim borcunu hesaplayamıyor. İlgili memurlar, durumun bilgisayar programından kaynaklandığını belirtiyorlar. Küçük bir bilgisayar programı ile çözülebilecek sorun, ilgisizlikten dolayı giderilemiyor. Kurumun bir an önce bilgisayar programını düzelterek, yeni yasa kapsamında ödemesi gereken borç tutarını soranlara, borcun tutarını bildirebilmelidir.

03 Ağustos 2008 Pazar

Prim borcunu ödeyince emekli olana banka kredisi var

Soru: Bağ-Kur' a prim borcum var, Aftan yararlanarak ödemek istiyorum. Ancak, ödeme yapacak durumum yok. Bankalardan kredi alarak borcumu ödeyebilir miyim?
Cevap: Sosyal Güvenlık Kurumu ile Halk Bankası arasında Bağ-Kur ve Tarım Bağ-Kur'lularına emeklilik kredisi verilmesi hususunda anlaşmaya varıldı. Halk Bankası, prim borcunun ödenmesi için emeklilik maaşını rehin alarak kredi veriyor,
Bu krediyi prim borcunu ödediği zaman emekli olacaklar alabiliyor. Kredi direkt sosyal güvenlik kurumuna ödeniyor, Emekli aylığı baiğlandığında, kredi borcuna mahsup ebnek için aylığının 2/3'ünü Halk Bankası alacak, 1/3'ünü de sigortalı alacak. Bu büyük bir fırsat. Çünkü prim borcundan dolayı, sağlık yardımı alamayan, emekli olmayan ve üstüne üstlük her ay tahakkuk eden prim nedeniyle borcu sürekli artan sigortalı, hem sağlık yardımına, hem emekli aylığına kavuşacak hem de toplu borçtan ve her ay tahakkuk eden prim borcundan kurtulacak. Prim borcunuzu ödediğinizde emekli olabiliyorsanız, Halk Bankası'ndan kredi alarak af kapsamında borcunuzu ödeyip emekli olabilirsiniz.

İsteğe bağlı sigortalıya yazık oldu

Soru: ıo yıldan beri isteğe bağlıya prim ödüyorum. Ancak, mali durumum nedeniyle
13 aydır prim ödeyemedim. İsteğe bağlı sigortalıların da aftan yararlanacağını biliyorum ancak, dosyamın kapandığını ve aftan yararlanamayacağımı bildirdiler.
15, 20 yıl prim ödemeyen, aftan yararlanarak, emekli oluyor. Ben 13 ay prim ödemedim diye dosyam kapanıyor ve aftan yararlanamıyorum. Memurların bu işlemi doğru mu? Aftan yararlanırsam prim borcumu ödeyip emekli olacağım. Aftan yaralanmak için ne yapmalıyım? Nerelere başvurmamı önerirsiniz?
Cevap: lsteğe bağlı sigorta art arda üç ay prim ödemediği zaman kapatılmaktadır. Bu, af yasasından değil 506 sayılı yasadan kaynaklanmaktadır. Ancak, istenseydi af yasasına bir madde eklenerek bu durum düzeltilebilirdi. Kesinlikle haklısınız. Bir tarafta 20 yıl prim ödemeyen aftan yararlanıp emekli olurken, diğer tarafta sizin gibi 3-5 ay prim ödeyemeyen
aftan yararlanamıyor. Bu haksız ve adil olmayan bir uygulama. Yasayı çıkartan siyasilere, bürokratlara, basın mensuplanna, TBMM Başkanhğı'na, Cumhurbaşkanlığı'na yazılı olarak başvurup şikayetlerinizi duyurun. Kamuoyu oluşturulabilirse tek maddelik bir yasa düzenlemesiyle bu durum düzeltilir. Gerçekten isteğe bağlı sigortalılara yazık oldu.

Eski memurlar yeni yasaya değil bugünkü yasaya tabi

Soru: 31 Temmuz 2007' den itibaren polis memuru olarak çalışmaya başladım. Askerliğimi ve SSK'lı hizmet günlerimi saydırmak ve birleştirmek istiyorum. 1 Ekim'den itibaren askerliği saydırmanın bedelinin maddi olarak yüksek olacağını öğrendim. 20 Nisan 2006 ile 30 Nisan 2006 arasında, 10 gün SSK'lı olarak çalıştım. 31 T emmmuz 2004 ile 31 Ocak 2005 arasında da kısa dönem olarak 6 ay askerlik yaptım.
1) Askerliğimi ve sigortalılığımı saydırdıktan sonra, ne zaman emekli olabilirim?
2) Sizce askerliğimi saydırmalı mıyım? Bana getirisi, götürüsü ne olabilir?
3) Askerlik saydırma bedeli şu an için ücret olarak ne kadar?
4) Yeni yasalarla birlikte askerlik yaptığım tarih, sigortalı olduğum dönem, mesleğe başladığım dönemin bana getirdiği avantaj ve dezavantajlar nelerdir?

Cevap:
1)Emekli olmak için 25 tam yıl fiili hizmet süresi ve 52 yaş şartlarına tabisiniz. Askerliğinizi borçlanmanız ve sigortanızı saydırmanız fiili hizmet sürenizi 190 gün artırır. Aynca askerlik süreniz emekli ikramiyesi hesabında çalışılmış süre gibi dikkate alınır. Emekli olacağınız tarihe etkisi olmaz. 20 tam yıl fiili hizmet süresini doldurduğunuzda 5 yıl da fiili hizmet süresi zammı alarak, fiili hizmet sürenizi 25 tam yıla tamamlamış olursunuz ve 52 yaşınızı dolduruyorsanız bu tarihte, doldurrmuyorsanız 52 yaşı doldurduğunuzda emekli olabilirsiniz.
2) Bize göre emekli olacağınız tarihi değiştirmediğinden askerliğinizi borçlanmanıza gerek yok. Getirisi fiili hizmet sürenizi 180 gün artırır, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınır. Ödeyeceğiniz borçlanma bedeli de götürüsüdür.

3) Askerlik borçlanma bedelini, memuriyet giriş derece ve kademenize göre emekli keseneğine esas aylığınızın tüm unsurlarıyla (göstergeniz, varsa ek gösterge, taban aylığı, tazminat karşılığı ve varsa kıdem aylığı) toplamının, talep tarihinizdeki cari katsayı oranı ile çarpılması sonucu elde edeceğiniz emekli keseneğine esas aylık tutannızın, kesenek karşılığı oranlan toplamı (yüzde 36) ve ay cinsinderı askerlik sürenizle (6 ay) çarpılması suretiyle hesaplayacaksınız.

4) Emekli olma şartları açısından yeni yasaya değil, bugünkü yasaya tabisiniz. Bu açıdan yeni yasadan olumsuz etkilenmeyeceksiniz.

Yurt dışı çalışma süresini borçlanarak emekli olan aylığını kestirmeden çalışamaz

Soru: 1963 doğumluyum. Bulgaristan'da 5 yıl sigortalı olarak çalıştım. Türkiye'de sigorta karam 1991 'de çıktı. Fakat işveren çalışma sürelerimi 1 Eylül 1992'den sonra bildirmiş. 5000 gün prim ödemem var. Eğer yurt dışı borçlanması yaparsam, başlangıç tarihim 1991'den mi yoksa 1992'den mi sayılacak? Ayrıca emekli olduktan sonra yasal olarak çalışmaya devam edebilır miyim? Borçlanarak emekli olursam çalışarak emekli olmama göre, ne kadar emekli maaşım değişir?
Cevap: Sigorta başlangıç tarihi olarak adınıza ilk defa malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalanna prim ödenen 1 Eylül 1992 dikkate alınacaktır. Ancak, bir yanlışlık da olabilir. 1991 'deki işvereninizle görüşüp, günlerinizin neden bildirilmediğini araştırın. 1992 başlangıcınıza göre emekli olmak ) için, 20 yıl sigortalılık süresi, 5600 gün prim ödeme ve 49 yaş şartına tabisiniz. 600 gün daha prim ödeyerek prim ödemenizi 5600 güne tamamlamanız şartıyla, 20 yıllık sigortalılık sürenizi dolduracağınız 1 Eylül 2012'de 49 yaşınızı dolduruyorsanız emekli olabilirsiniz.
Doldurmuyorsanız 2012 içinde 49 yaşınızı dolduracağınız tarihte emekli olabilirsiniz. Şayet Türkiye'ye zorunlu göç kapsamında gelmişseniz, Bulgaristan'daki çalışmanızın 4 yıl 2 ayını borçlanmanız halinde, sigorta başlangıç tarihiniz borçlandığınız süre kadar geri gider ve emekli olmak için 20 yıl sigortalılık süresi, 5300 gün prim ödeme ve 45 yaş şartlarına tabi olursunuz. Borçlanma bedelini ödediğinizde hemen emekli olabilirsiniz. Yurt dışı çalışma sürenizi borçlanarak emekli olmanız halinde, emekli aylığı alırken çalışamazsınız. Emekli aylığınızı kestirerek çalışabilirsiniz.

02 Ağustos 2008 Cumartesi

1994-1996 yılları için bağkurlu olamazsınız

Soru: 1960 doğumluyum SSK girişim 1984. Askerliğimi SSK girişimden önce, 1982'de yaptım. 3500 gün prim ödemem var. Askerlik borçlanmamı yatırmadım. 1994-1996 arasında çayocağı işlettim. Bu döneme ait vergi kaydım var. Ancak, Bağ-Kur'a herhangi bir kaydım yok. Yeni çıkan Bağ-Kur affından yararlanıp geriye doğru borçları yapılandırıp ödemek için bilgi almaya gittim. Affın, 2000'den sonraki her için olduğunu söylediler. Geçmişe dönük yapılandırma imkanından nasıl faydalanabilirim? Böyle bir imkanım var mı? Faydalanabilirsem, ne zaman emekli olabilirim, faydalanamıyorsam ne zaman emekli olabilirim?

Cevap: Bağ-Kur'dan doğru bilgi vermişler. 1994-1996 yılları için Bağ-Kur' a kayıt olup, hesaplanan prim borcunu aftan yararlanarak ödeyemezsiniz. Çünkü, Bağ-Kur'a sizin gibi süresi içinde kayıt ve tescilini yaptirmayanların sigortalılık hak ve yükümlülükleri 4 Ekim 2008'den itibaren başlatilmaktadır.4 Ekim 2000' den öncesi için Bağ-Kur sigortası başlatmak mümkün olmadığından, Bağ-Kur'lu olamazsınız. Dolayısıyla, bu dönem için prim borcunuz da olamayacağından,aftan yararlanamazsınız: Askerliğinizi sigorta başlangıç tarihinden önce yaptığınızdan ve prim ödemeniz de yetersiz olduğundan, borçlanmanızda yarar var. Sigorta başlangıç tarihi yerine başlangıç yılinızı verdiğinizden, emekli olacağınız tarihi yaklaşık olarak verebiliyoruz. Askerlik sürenizi borçlanmanız halinde emekli olmak için, 25 yıl sigortalılık süresi, 5150 gün prim ödeme ve 47 yaş şartlanna tabi olursunuz. 1110 gün daha prim ödeyerek askerlik süreniz (18 ay kabul edilmiştir) dahil 4040 gün olan prim ödemenizi, 5150 güne tamamlayacağınız tarihte emekli olabilirsiniz (ara venneden prim öderseniz eylül 2010 da emekli olabilirsiniz.